Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/748 E. 2024/2471 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/748
- Karar No
- 2024/2471
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/307 Esas, 2020/166 Karar DAVACILAR : 1.... 2. ... vekilleri Avukat ... HÜKÜM : Ret KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacılar vekili Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayalı takip yaptığını, takip konusu bono üzerindeki avalist imzasının müvekkillerinin murisi ... tarafından yetkilisi olduğu şirketi temsilen ve uygulamada çift imza atılması nedeniyle atıldığını, bononun davalıya dava dışı Gölge Panjur ... A.Ş. ile aralarındaki kredi ilişkisinde teminat amacıyla açık bono olarak verildiğini, senedin yerine çekler verilerek bedelsiz kalmasına rağmen iade edilmediğini, davalının bono metnini doldurarak takip başlattığını ileri sürerek takip nedeniyle müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde açık bono ve teminat iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu bonoda davacıların murişi ...'in avalist, davalının ise lehtar konumunda olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 702 nci maddesinin 2 nci maddesinde düzenlenen “aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir” hükmü gereğince aval veren ...'in ve davacı yasal mirasçıların bononun teminat bonosu olduğu yahut bedelsiz kaldığı yönündeki def'ileri davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 18.05.2023 tarihli ve 2022/193 E., 2023/3071 K. sayılı kararıyla usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının onamasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacılar vekili, davaya konu teminat senedinin müflis şirket yetkilisi (aynı zamanda "avalist" kabul edilen) muris tarafından teminat amaçlı, imza ve tanzim tarihi dışındaki kısımlar boş olarak düzenlenmek suretiyle davalı bankaya verildiğini, zorunlu şekli koşulları mevcut olmayan teminat senedinin murisin vefatından yıllar sonra davalı bankaca murisin ve murisin temsil ettiği dava dışı müflis şirketin gerçek iradesi hilafına usulsüz olarak doldurulup kambiyo senedi vasfı kazandırılarak icra takibine konulduğunu, murisin bono üzerine attığı ikinci imzayı avalist sıfatıyla atmadığını, davaya konu bonoda mevcut şekle ilişkin esaslı noksanlıkların açıkça yok sayılarak avalistin sadece şekle ait noksanlıkları ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu ihtimalde dahi avalistin de bedelsizlik iddiasında bulunabileceğini ileri sürülerek kararın düzeltilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.