Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/732 E. 2024/8790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/732
- Karar No
- 2024/8790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/591 Esas, 2023/1778 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/633 E., 2020/631 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirkette %50 oranında pay sahibi olduğunu, diğer ortakların ise % 25’er pay ile ... ve ... olduğunu, müvekkilinin hiçbir genel kurul toplantısına dahil edilmediğini, işleyiş ile ilgili olarak kendisine hiçbir bilginin verilmediğini, dava konusu 06.09.2019 tarihli genel kurul toplantısından da haberdar edilmediğini, tebligat yapılmadığını, müvekkilinin bu toplantının yapıldığını İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/480 E. sayılı dosyasında görülmekte olan “ortaklıktan çıkarılma davası” kapsamında rapora esas olmak üzere dosyaya sunulan şirket kayıtlarından öğrendiğini, limited şirketlerde genel kurulun nasıl toplanacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617 nci maddesinde açık bir şekilde belirtildiğini, müvekkiline hiçbir tebligat yapılmaması nedeni ile 06.09.2019 tarihli ve 2019/1 karar sayılı genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunu, bu kararların yasaya, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı kararlar olduğunu ileri sürerek, söz konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu toplantıya ilişkin çağrının 19.08.2019 tarihli ve 9890 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete adres bildirimi yapılmadığı için davacıya iadeli taahhütlü bildirim yapılamadığını, davacının davasında gerekçe olarak sadece toplantı çağrısının usulsüz yapıldığını ileri sürdüğünü, kararların yok hükmünde olması için 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesinde sayılan hususlarda karar alınması gerektiğini, alınan kararların bu nitelikte olmadığını, İzmir 3. ATM'nin 2019/480 sayılı dosyası ile davacı aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, genel kurul toplantısında alınan ortaklıktan çıkarma kararının da bu anlamda geçerli olduğunu, ortaklıktan çıkarmaya yönelik genel kurul kararının usulüne uygun olarak alınmış olmasının ve bu kararın çıkarma davasında geçerli kabul edilip edilmemesinin farklı sonuçları olduğunu, 2019/1 sayılı kararların yok hükmünde olmadığını, bir an için toplantı çağrılarının usulsüz olduğu düşünülse dahi bu sebeple açılacak iptal davalarının toplantı tarihinden itibaren 3 ay içerisinde açılmasının gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 445 inci hükmünde yer alan 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalı Usca Bağcılık Şarapçılık Zeytincilik Tarım ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06.09.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 nolu davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlardan 1-2-3-4-7 ve 8 nolu kararların 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi kapsamında kalmadığı, bu kararlar yönünden talebin yerinde olmadığı, yine, şirket müdürü ...'in oylamaya katılmaması halinde dahi % 25 pay oranına sahip ...'in oyu ile ibra kararının alınmasının mümkün olduğu, dolayısıyla bu talepler yönünden verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik genel kurul kararının Kanun'un 621/1-h maddesi gereğince temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şartı ile alınabileceği, dolayısıyla dava konusu edilen genel kurulda söz konusu nitelikli çoğunluğun sağlanmaması nedeni ile alınan 6 nolu kararın yok hükmünde olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü kararında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 2019 yılına ilişkin genel kurul toplantısının yok hükmünde/batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.