Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/730 E. 2024/8795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/730
- Karar No
- 2024/8795
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/421 Esas, 2023/1568 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2016/365 E., 2019/481 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı / karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin halen ortağı bulunduğu üç ortaklı davalı HS Kağıt Ambalaj Matbaacılık San ve Tic. Ltd. şirketinin ortaklar kurulunun en son 04.06.2008 tarihinde toplandığını, bu toplantıda sadece adres değişikliğine ilişkin karar alındığını, 10 yıl süreyle davalı şirketi temsile yetkili kılınan müdür ...'ün, şirketi temsil yetkisini, genel kurul kararı alınmadığı halde oğlu ...'e devrettiğini, şirket ortağı ...'ün ve yetkisiz temsilci ...'ün yaptıkları işlemlerle şirketi borçlandırdıklarını, bu borçlardan dolayı şirket aleyhine ve müvekkili ortak aleyhine başlatılan icra takiplerinin bulunduğunu, müvekkilinin mal varlığı üzerine de hacizler konulduğunu ve müvekkilinin bu nedenle sürekli haciz tehdidi altında kaldığını, şirketin demirbaşlarını da genel kurul kararı almadan sattıklarını, yerine yeni demirbaş alınması veya satılan demirbaşların parasının dağıtılması hususunda karar alınmadığını, yine şirket merkezinin de genel kurul kararı alınmadan değiştirildiğini, müvekkilinin talebi doğrultusunda şirkete ait tüm ticari defter ve kayıtlarını incelenmek üzere taraflarına verilmesini talep ettiklerini, ancak karşı tarafın kötü niyetli olarak şirket kayıtlarının incelenmesini şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alınmasını engellediklerini, kâr eden davalı şirketin kurulduğundan beri kâr payı dağıtmadığını, şirketin tasfiyesi hususunun da sürüncemede kalmasına neden olduklarından Eskişehir C.B.Savcılığının 2015/2918 sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalı şirketin feshine bunun mümkün olmaması halinde ise müvekkilinin haklı nedenle şirketten çıkmasına izin verilmesini ve çıkma payının gerçek değeri üzerinden faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kâr payının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevap dilekçesinde, davalı şirket yöneticillerinin şirketi borç altına soktuklarını, şirket temsilcilerinin müvekkillerinin şirket hesaplarını incelemesine izin vermediğini savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; şirketin fesih ve tasfiye davasında tüm ortakların davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın usulüne uygun açılmadığını, davacı/karşı davalının şirketle ilgili her türlü işlemlerden haberdar olduğunu, şirketin kiraladığı taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinde davacının da imzasının yer aldığını, taraflar arasında 15.08.2008 tarihinde yapılan ek sözleşme gereği şirketin ortaklık yapısının belirlenip şirket işleyişinin ve hisse devrinin düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince davacı/karşı davalının ortaklar kurulu kararı alınmadan yetkisiz temsille işlem yapmasının söz konusu olmadığını, ortak ...'ün diğer ortakların bilgi, rıza ve talebiyle ... ve davacıyı yetkili kıldığını, son bir yıldır davacının İzmir'e yerleşip şirket işleriyle ilgilenmediğini, şirkete ait demirbaş niteliğindeki aracı şirket bilgisi ve rızası dışında kullanıp geri vermediğini, şirketin zarar ettiğini, şirket temsilcisinin vekalet verdiği ...'ün şirketi zarara uğratmadığını savunarak davacının hiçbir doğru dayanağı olmayan tamamen gerçek dışı suçlamalarını ihtiva eden müvekkilleri hakkındaki davasını kabul etmemekle birlikte fesih için müvekkilinin sebebiyet verdiği herhangi bir kusurlu yahut ihmali davranışı olmadığından davacının bu gerekçeyle şirketin tasfiyesine ilişkin talebinin reddini istemiş, karşı dava ile; tamamen kendi kusur ve ihmaliyle bir tacir ve ortak olarak kendisine yüklenen hiçbir sorumluluğu yerine getirmeyen davacının şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılmasına ve karar defterinde faize ilişkin veya kâr payına ilişkin herhangi bir kayıt ve kâr da olmadığından bu taleplerinin de reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın %35, dava dışı ...'ün %35 ve ... %30 oranında davalı şirkette pay sahibi oldukları, dava dosyasına getirtilen savcılık soruşturma evrakı ile tanık ifadelerine göre davacı ile şirketin diğer ortakları arasında anlaşmazlık bulunduğu, davalı şirket temsilcisi ...'ün yasaya aykırı olarak oğlu ...'ü ve davacıyı şirket işleri için vekil tayin ettiği, davalı şirketin 2012 ile 2016 yılları arasında olağan genel kurullarının yapılmadığı, tüm bu olaylar itibariyle davalının kusurlu olduğu, asıl olanın şirketin yaşatılması olduğu, davacı-karşı davalı açısından haklı nedenlerle şirket ortaklığından ayrılma koşullarının oluştuğu, ancak şirketin zarar etmesi nedeniyle herhangi bir çıkma payı bedelinin olmadığı, yine şirketin olan ve dağıtılmasına karar verilen herhangi bir kâr payının bulunmadığı, karşı dava açısından yapılan değerlendirme de ise, davacı-karşı davalının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının davalı şirketin feshine ilişkin istemi yerinde olmadığından terditli talebi olan davacının davalı şirket ortaklığından bedelsiz olarak çıkmasına, çıkma yapı bedeli ve kâr payı talebinin reddine, karşı davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacı/karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı/karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı limited şirketin feshi, olmadığı takdirde davacının ortaklıktan çıkması ile çıkma ve kâr payı alacaklarının tahsili; karşı dava davacı/karşı davalının ortaklıktan çıkarılması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.