Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/717 E. 2024/3707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/717
Karar No
2024/3707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2021 Esas, 2023/1796 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/274 E., 2022/868 K. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti, sözleşmeye konu malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında noterde düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi ve finansal kiralama tadil sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme kapsamında kagir fabrika ve müştemilatının sat geri kiralama işlemine konu edildiğini ve davalıya teslim edildiğini, tapuya gerekli şerhin işlendiğini, davalının işbu sözleşme gereği belirlenen ödeme planına aykırı hareket ettiğini, bu nedenle davalıya Noter vasıtasıyla 30.06.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının borçlarını yasal sürede ödemediği gibi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmesinin yasaya uygun olarak feshedildiğini ileri sürerek finansal kiralama ve tadil sözleşmelerinin feshedildiğinin tespitine, sözleşmeye konu kargir fabrika ve müştemilatı niteliğindeki taşınmazın müvekkiline iadesine, taşınmazın tapu kaydındaki finansal kiralama sözleşmesi şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname yasaya uygun olmadığından yasal sonuçlarını doğurmayacağını ve müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından gönderilen ihtarname ekinde hesap özetinin yer almadığını, Covid -19 nedeniyle müvekkil şirket yetkililerinin finansal kiralama ilişkisini sürdürebilmek için iyi niyetle ve yoğun şekilde çaba harcadığını, her aşamada davacı tarafı bilgilendirdiğini, davacının fesih ihtarının geçersiz olduğunu, son döneminde müvekkili ve davacı arasında hesap mutabakatının yapılamadığını, davalı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin davacı tarafından ihdas edilen başka alacak kalemlerine mahsup edildiğini ve bu yüzden kira borcunun yüksek göründüğünü, kâr mahrumiyeti tahakkuklarının nasıl ve hangi ölçüye göre yapıldığının da belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında Noterde düzenlenen 14.08.2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ve 20.09.2019 tarihli finansal kiralama tadil sözleşmelerinin akdedildiği, sözleşme gereğince davacı banka tarafından finansal kiralama konusu kargir fabrika ve müştemilatının sat geri kiralama işlemine konu edilerek davalı/finansal kiracıya kullanımı için teslim edildiği, söz konusu taşınmazın kaydına 6361 sayılı Finansal Kiralama, ..., Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) uyarınca finansal kiralama sözleşmesi şerhi işlendiği, taraflar arasında bu konuda bir ihtilafında bulunmadığı, davalının taksitleri ödemediği, borcun üç ayda bir taksit ödemeli, ilk taksit tarihi 09.03.2020 olmak üzere ikinci bir tadil sözleşmesi ile revize edilmesine rağmen davalının hiç ödeme yapmadığı, vadesinde ödenmeyen taksitler dolayısıyla bankanın finansal kiralama tadil sözleşmesi gereğince 30.06.2020 tarihi itibarı ile vadesi gelen ödenmeyen; 1.344.067,94 USD Kira, 27.517,55 USD Kira Kar Mahrumiyeti, 693.270,82 TL Kira Masraf, 14.278,15 TL Kira Masraf Kar Mahrumiyeti, 713,91 TL BSMV borcunun söz konusu tutarın ihtarname tebliğini müteakip 60 günlük yasal sürenin sonundan itibaren 5 günlük süre içinde ödenmesinin ihtarında bulunduğu, ihtarnamenin 02.07.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen süre içerisinde ihtar konusu borçların ödenmemesi nedneiyle 02.09.2020 tarihi İtibariyle finansal kiralama sözleşmesi ve finansal kiralama tadil sözleşmelerinin feshedildiği, sözleşmelerin feshedilmesiyle birlikte 6361 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile sözleşmenin 16 ncı maddesi gereğince finansal kiralamaya konu malların iade koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi ve tadil sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile sözleşmeye konu kargir fabrika ve müştemilatı niteliğindeki taşınmazın davalıdan alınıp aynen davacıya iadesine, tapu kaydındaki şerhinin karar kesinleştiğinde terkinine, infaz aşamasında gerekirse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşme gereğince ihtarnameye hesap özeti eklenmesi gerekmesine rağmen eklenmediğini, bu haliyle ihtarnamenin müvekkil şirketi temerrüde düşürmediğini, Covid-19 pandemisinin mücbir sebep sayılması gerektiğini, zira müvekkilin temerrüdünün davacının dayandığı ihtarname tarihi 30.06.2022 ve öngörülen ödeme süresi olan 02.09.2020 tarihleri arasındaki dönemde yapılamayan ödemeden kaynaklandığı gözetilerek ödemenin mücbir sebep hali nedeniyle yapılamadığı ve mücbir sebep nedeniyle temerrüdün oluşmayacağının dikkate alınmadığını, ihtarnamede açık fesih iradesi bulunmadığını, davacının sözleşmenin feshi iradesi ortaya koyduğu başka bir ihtarname de olmadığını, davacının kira/masraf kâr mahrumiyeti olarak talep ettiği tutarların taraflar arasındaki sözleşmeye ve ek sözleşmelere uygun olup olmadığının irdelenmediğini, itirazlarını karşılamayan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı tarafın tulması zorunlu defterlerin tamamını incelemeye sunmadığını, bu haliyle davacının defterlerinin tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarında davacının 2016-2017-2018-2019 yıllarına ait sadece e-defterlerinin ve envanter defterlerinin incelendiği belirtilmiş ise de temerrüdün gerçekleştiği iddia edilen 2020 yılı muhasebe defterlerinin hiç incelenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının finansal kira sözleşmelerinden doğan borç taksitlerini ödemeyerek temerrüde düştüğü, davacı tarafından gönderilen "Borçların 60 günlük süre içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmelerin feshedilmiş olacağı, kiralanan malların 5 gün içinde teslim edilmesi gerektiği" içerikli noter ihtarnamesinin içerik itibariyle usule ve sözleşmelere uygun olduğu, ihtarmanenin davalıya tebliğ edildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının temerrüdünün sabit olduğu, her ne kadar davacının 2020 yılı defterlerinin incelenmediği ileri sürülmüş ise de davalının incelenen 2020 ve 2021 yılı defterleri uyarınca başkaca herhangi bir ödemenin bulunmadığının sabit olduğu, Covid-19 pandemisinin somut olayda mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti, sözleşme gereğince davalıya teslim edilen taşınmazın davacıya teslimi ve tapudaki şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6361 sayılı Kanun'un 18,19,20 , 22 ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/717, K. 2024/3707, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-717-e-2024-3707-k-88b6072c12ec