Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/665 E. 2024/8620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/665
Karar No
2024/8620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1352 Esas, 2023/1293 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/62 E., 2021/155 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/27561 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5/1-ç maddesi uyarınca başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilince kısmi ret kararına itiraz edildiğini, davaya konu YİDK kararı ile itirazın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğini, ancak itirazın reddi yönünden söz konusu YİDK kararının iptalinin gerektiğini, müvekkilinin başta Avrupa olmak üzere Türkiye’de de şehir içi perakende alanının önde gelen geliştiricisi ve yöneticisi olduğunu, müvekkili adına tescilli 113 adet markanın bulunduğunu, bu kapsamda davaya konu "..." ibaresinin neredeyse müvekkilinin tüm markalarının ana unsuru olduğunu, müvekkilinin davaya konu marka ibaresi üzerinde yüksek bir tanınmışlığa ulaştığını, davaya konu YİDK kararında müvekkilinin bu alandaki marufiyetinin ve önceki tescillerinin görmezden gelindiğini, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, redde mesnet markalardaki şekil unsurlarının direkt göze çarptığını, bu anlamda dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin reddedilen sınıflarda da devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka başvurusunun "..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markaların da "..." ibaresini içerdiği, bazı markalarda şekil unsurlarının da yer aldığı, redde mesnet 2003/11365 sayılı markada ayrıca "f" harfinin bulunduğu, redde mesnet 2012/100056, 2013/82251 ve 2017/75614 tescil numaralı markalarda yer alan unsurların, davacı şirketin davaya konu markası ile benzer özellikler taşıdığı, markaların bu hali ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu markalar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, redde mesnet 2002/01323 sayılı marka kapsamında tescilli herhangi bir emtia bulunmadığından bu marka yönünden söz konusu kanunun 5/1-ç maddesi koşullarının oluşmadığı, yine redde mesnet 2003/11365 sayılı markanın genel görünüm itibariyle "..." ibaresinin haricinde görsel olarak ön planda olan stilize ve şekilleştirilerek yazılmış "f" harf unsuru nedeniyle dava konusu marka başvurusundan uzaklaştığı, bu markalar arasında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun 18.03.2019 tarihinde yapıldığı, bu hali ile geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde davacının 2012/86714 numaralı "... adana", 2012/16221 numaralı "... aktivite alanları", 2011/09618 numaralı "... Çanakkale", 2011/09600 numaralı "... çorum", 2009/20706 numaralı "Marmara ...", 2009/20705 numaralı "Marmara ... garden office", 2008/51259 ve 2007/29019 numaralı "... Kapadokya", 2007/12445 ve 2005/48549 numaralı "... çamlık", 2005/48543 numaralı "... istasyon", 2005/48540 numaralı "... tem" markalarının tescilli olduğu, tescillerinin devam ettiği, başvuruya ve davaya konu sınıfları, kısmen veya tamamen kapsadıkları, markalarda "..." ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, önceki tarihli bu markalarda "..." ibaresinin markaların esaslı unsurunu oluşturduğu, bu ibarelere eklenen yer isimleri ve verilen hizmetlerin niteliğine ilişkin ibarelerin tali unsur konumunda bulunduğu, davaya konu marka başvurusunun da salt "..." ibaresinden oluştuğu nazara alındığında, davacının önceki tarihli markalarının esaslı unsuru olan "..." ibaresi korunarak davaya konu marka başvurusunun oluşturulduğu, davacının önceki tarihli markaları kapsamındaki hizmetlerin, davaya konu marka başvuru kapsamından çıkartılan ve davaya konu edilen hizmetleri kapsadığı, davacı tarafın önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak eldeki davaya konu marka başvurusu bakımından, bu başvurunun yayına çıkartılması anlamında müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet 2012/100056, 2013/82251 ve 2017/75614 sayılı markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, bunun dışında kalan redde mesnet markalar yönünden ise anılan madde koşullarının oluşmadığı, bununla birlikte ilk derece mahkemesi kararında da belirtilen davacı adına tescilli önceki tarihli "..." ibaresini içeren markaların bulunduğu, bu markaların da asli unsurlarını "..." ibaresinin oluşturduğu, zira bu markalarda farklı olarak bulunan unsurların yer adı ya da tanımlayıcı ibareler olduğu, dolayısıyla ayırt ediciliğe katkılarının olmadığı, davacının belirtilen önceki tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5/1-ç maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/665, K. 2024/8620, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-665-e-2024-8620-k-47c62a69b4c3