Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/581 E. 2024/8830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/581
- Karar No
- 2024/8830
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1347 Esas, 2023/1242 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/113 E., 2021/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket "polymacro" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli ".../..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili şirketin ".../..." esas unsurlu markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markası olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğunu, müvekkilinin "Migros" ibareli markasının tanınmış marka olarak tescilli bulunduğunu ve bu ibarenin tanınmışlığı nedeniyle “...” ve “...” ibareli markalarının da tanınmış olduğunu, davalı tarafın, müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını, müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr alan adı ile dava konusu başvurunun benzer olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2020-M-1590 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin İngilizce olup Türkçe'de "büyük" anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle ayırt edici olmadığını, bu ibarenin markalar sicilinde birçok şirket ve gerçek kişi tarafından farklı sınıflarda tescil edildiğini, müvekkili Şirketin başvurusunun esas ibaresinin "poly" ibaresi olduğunu, müvekkili markası ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının da tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarının kapsadıkları hizmet ve mal sınıflarının aynı/benzer olduğunu, markalar bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı şirketin "migros" ibareli markasının TÜRKPATENT nezdinde özel korunan markalar arasında tescil edildiği, ancak "..." ve "..." markalarına ilişkin bir tanınmışlık kararı olmadığı, taraf markaları benzer bulunmadığı gibi davacının “...” ibareli markalarının 17, 22 ve 37. sınıflar bakımından ilgili tüketici kitlesi nezdinde bilinirliğinin arttırılmadığı kanısına varıldığı, başka bir deyişle davacının "Macrocenter" markası ile süpermarket zinciri olarak "perakendecilik" sektöründe belirli bir bilinirliğinin bulunmasının, dava konusu markanın, davacıya ait bu marka ile işaret benzerliği oluşturmadığı ve tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı da dikkate alındığında, dava konusu markanın davacının markalarından haksız istifade edebileceği, onun ayırt edici karakterine zarar verebileceği veya itibarını lekeleyeceği yönündeki davacı iddiasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.