Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/568 E. 2024/8717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/568
- Karar No
- 2024/8717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1412 Esas, 2023/1333 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/255 E., 2020/367 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29, 35 ve 39. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan 2018/63588 sayılı “yumurtacım+şekil” ibareli marka başvurusuna davalı şirket itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, YİDK nezdindeki itirazın ise kısmen kabulü ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “yumurtalar, yumurta tozları” malları ile bu malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinin başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa müvekkilinin aynı sınıfta tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin 2013 yılından başlamak üzere “yumurtacım” markası üzerinde hak sahibi olduğunu, bu hakların göz ardı edildiğini, kazanılmış hakların korunması gerektiğini, işaretin şekil ve sözcük unsuru ile bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markanın soyut ayırt edicilik özelliğini taşıdığını, bir bütünlük arz ettiğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-2588 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Tavukçuluk ve Damızlık İşl. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; “yumurtacım” ibaresinin, yumurta satan kişi anlamına gelen yumurtacı ve “-m” iyelik ekinden oluştuğunu, bu ekin tek başına markayı tanımlayıcılıktan çıkarmadığını, işaretin 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında mutlak ret engellerine tabi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, “yumurtacım+şekil” ibareli başvuru markasının, davalının itirazı üzerine Kurumca reddedilen “Yumurtalar, yumurta tozları. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın olması için Yumurtalar, yumurta tozları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” yönünden hedef kitle üzerinde marka algısı oluşturmayacağı, bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt eden bir niteliğinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu, sayılan mal ve hizmetler yönünden söz konusu ibarenin vasıf bildirdiğini, tanımlayıcı olduğunu, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında kullanım sonucu ayırt edicilik kazanıldığına ilişkin iddianın yerinde olmadığı, davacının 2013/56775 sayılı markasının kapsamı ile davaya konu başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin aynılık arzetmediği, 2015/49168 sayılı markanın ise reddedilen mal ve hizmetleri içermesine rağmen önceki ve sonraki markaların farklılığı yanında önceki markanın tescil tarihinin üstünden yeterince uzun bir süre geçmediği, buna göre müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun “yumurtacım” ibaresi ile bu ibarenin üzerine konumlandırılmış bir tavuk şeklinden oluştuğu, “yumurtacı” kelimesinin yumurta üreten ve/veya satan kişiyi ifade ettiği, bu ibareye eklenen “–m” ekinin ise birinci tekil şahıs sahiplik eki olduğu, davaya konu YİDK kararı ile başvuru kapsamından “yumurta, yumurta tozları” malları ile “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yumurtalar, yumurta tozları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” hizmetlerinin çıkarıldığı, buna göre dava konusu başvurunun, bir bütün olarak başvurudan çıkarılan mal ve hizmetleri gösterdiği, dolayısıyla söz konusu mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvurunun kelime ve şekil unsuru itibariyle ayırt edici nitelik taşımadığı gibi tanımlayıcı nitelikte bulunduğu, öte yandan dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığının da marka başvuru dosyası kapsamında sunulan delillerle kanıtlanamadığı, müktesep hak koşullarının oluşmadığı, bir markanın ayırt edicilik taşıyıp taşımadığı hususu, hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecebileceğinden uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğine ilişkin istinaf itirazının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.