Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/552 E. 2024/8725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/552
Karar No
2024/8725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1416 Esas, 2023/1273 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/228 E., 2020/409 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, İstanbul Ticaret Odası tarafından 21.07.1992 tarihinde tescil edilen “... El Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ticari unvanı ile çalışma hayatına başladığını, daha sonra “...” olarak unvan değiştirildiğini, 25 yıldır aktif olarak kullanmakta olduğunu, faaliyet konularının “Her çeşit çelikten mamul el aletleri (testere, kolastar, kütük hızarı, daire testere, bağ makası, körük, ispatula) imali, ithalatı, ihracatı ve alım satımı ve bu maksatla her türlü fabrika, imalathane kurulması ve bunların işletilmesi, her çelik çivi, vida ve demir hırdavat imali, ithalatı ihracatı ve alım satımı Yurt içinde ve yurt dışında sabit, frefabrik bina, liman, havaalanı, yol, enerji üreten maddelerin üretimi, dolumu, depolanma ve dağıtımına yönelik tesisler, sulama, içme suyu kanalizasyon, ısıtma, soğutma, kalorifer, asansör tesisleri gibi her türlü yapıların yapımı Çimento, fayans, kereste, demir çelik, cam, boya, mermer, mıcır, elektrik, kaynak, montaj kaplama hırdavat malzemesi, kimya ve cam sanayi ürünleri ile her türlü yapı malzemeleri, bunların ham maddeleri ve hurdaları ile inşaat ve inşaat malzemesi, makina araç gereçleri ile yedek parçaları sayılanların üretimi, başkalarına yaptırılması, dahili alımı ve satımı, ihracı ve ithalatı Şirket bu gayesini gerçekleştirmek için yurt içinde ve dışında gayrimenkuller satın almak gayrimenkuller satmak arsa arazi tarla satın almak satmak bina daire fabrika binası satın almak satmak bina daire fabrika binası inşa etmek satmak ve 27.7.1999 tarihinde tescil edilen tadil mukavelesinde yazılı olan diğer işler.” olarak tanımlandığını, müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin ticaret unvanının tescilinden çok daha öncesine dayandığını, müvekkili şirket ortaklarından ...’nun babası ...’nun ilk olarak 1984’te ... Sanayi ... olarak “El Aletleri İmalatı” faaliyetine başladığını, aynı yıl İstanbul Vergi Dairesine “...” olarak kaydolduğunu, ...’nin 1988 yılında kendini yenileyerek çelik beton çivisi üretimine geçtiğini, 1992’de “... Sanayi ...” adı altında yürütülen faaliyetlere son verildiğini, ... El Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kurulduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarını ilk tescil/başvuru tarihinden itibaren bilfiil aralıksız kullandığını, bu markalar altında 06 ve 08 inci sınıflara dahil mallar üzerinde, başta çiviler olmak üzere, kullanım olduğunu, tescilli markalının fiilen kullanıldığını, 160103 sayılı “öçs ...” ibareli markanın yenilenmeme nedeniyle hükümden düştüğü fark edilince yeni başvuru yaptıklarını, kısmen ret nedeniyle tescil edilemediğini, markanın davalı durumda olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markası ile benzer bulunduğunu, davalının 2007/34496 sayılı markasının kısmen reddedildiği için davalının müktesep hakkı bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve markanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Demir Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa ait itiraza gerekçe markalardan 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu ve yenilenmediğinden müddet olduğu hususunun kayıtlara yansıdığı, Kurum tarafından iltibas değerlendirmesine alınmamasının yerinde olduğu, davacı tarafın 2007/37401 sayılı markası açısından, her iki taraf markası arasında işaretsel açıdan ... asli unsurlu ibarelerde görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşmuş ise de, davalı tarafın marka başvurusu ile ilgili olarak davacı tarafın süresinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve diğer maddelere göre yayına itiraz ettiğinde davalı firma vekili karşı görüşünde 2007/37401 sayılı mesnet markanın 6769 sayılı Kanun'un 19 ve Yönetmelik 29 uncu maddeye uygun şekilde kullanılmasının ispatının talep edilmesi üzerine davacının kullanım ispatına yönelik delil ve belgeler sunduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde işlem dosyasına yansıtılan delil ve belgeler incelendiğinde; davaya konu olan markanın başvuru tarihinden geriye yönelik 5 yıl içinde (20/06/2017 - 20/06/2012 arasındaki dönem) davacı taraf 2007/37401 sayılı marka açısından "ÇİVİ" malları açısından markayı kullandığını ispatlamakla beraber bu mal kullanım ispatına konu olan 2007/37401 sayılı markanın kapsamında aynen yer almadığı, davaya konu markanın kapsamındaki diğer mallar açısından ise herhangi bir kullanım ispatının yerine getirilmediği, bu markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası incelemesine esas alınmamasının yerinde ve doğru olduğu, davacı tarafın 2015/83662 sayılı markası açısından ise, davalının "Şekil + ... yeşilçit" ibareli marka başvurusu ile davacının "Şekil+... kesici el aletleri" ibareli tescilli markası arasında sescil ve görsel benzerlik oluşmakla beraber kapsamındaki malların birbirleriyle aynı/benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette olmadığı için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-karıştırılma koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil + ... yeşilçit" ibareli başvurusu üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil + ... yeşilçit" ibareli başvuru üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dayandığı 160103 sayılı markanın koruma süresinin dolduğu, 2007/37401 sayılı markasının da "çivi" malı için kullanıldığının ispatlanmasına rağmen "çivi" emtiasının 2007/37401 sayılı markanın eşya listesinde olmadığı, söz konusu markanın eşya listesinde yer alan diğer mallar için de davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığı, marka işaretlerinin benzer bulunmasına rağmen emtia benzerliği koşulu oluşmadığından davalının dava konusu 2017/57221 sayılı marka başvurusu ile davacının adına tescilli 2015/83662 sayılı markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas tehlikesinin oluşmadığı, davalı şirketin daha önceki tarihlere ilişkin sunmuş olduğu faturalar çerçevesinde davacı şirketin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince eskiye dayalı hak sahibi olduğunun söylenemeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil + ... yeşilçit " ibareli başvuru üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, davalının kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/552, K. 2024/8725, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-552-e-2024-8725-k-abadcd5c2ea6