Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/504 E. 2024/8622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/504
- Karar No
- 2024/8622
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1415 Esas, 2023/1334 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/438 E., 2020/434 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2017/60271 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince 2010/34328 sayılı "LİM-10" ibareli ve 2017/05287 sayılı "... " ibareli markalarına dayanılarak yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibaresini 8 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticiler arasında ekonomik, idari bağın bulunduğunu düşünebileceklerini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, marka kapsamlarındaki malların da benzer olmadığını, davacının dondurma müvekkilinin ise zeytin üreticisi olduğunu, "..." ibaresinin bitki adı olup ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, anılan ibarenin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, markaların karıştırılması tehlikesinin olmadığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacının markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "LİMOON" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "limon Buzz" ve "LİM-10" ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "LİMOON" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Limon Buzz" ve "Lim-10" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar "limon" ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliği çok yüksek değil ise de tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret de olmadığı, bu itibarla korunmasının gerektiği, dava konusu başvurunun da "limon" olarak algılanacağı, farklı olarak yer verilen "O" harfinin ayırt ediciliği sağlamaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.