Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/442 E. 2024/8856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/442
Karar No
2024/8856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/482 Esas, 2023/1764Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/654 E., 2020/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin ... Petrol Ticaret ve Nakliyat Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, 27.11.1995 tarihinden bu yana ticaret sicil gazetesinde görüleceği üzere akaryakıt alımı ve satımı işlerinde ve akaryakıt dolumu faaliyetlerine kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, Antalya çevresinde ... Petrol olarak bilindiğini, davacının markasını uzunca bir süredir ve davalının marka başvurusundan çok öncesinden bu yana yoğun bir şekilde kullanıldığını, davacının ... Petrol ve Şekil ifadesini içeren 2016/52315 karma markasının başvurusunu 14.06.2016 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) yaptığını, markasını 37.sınıfta yer alan hizmet grubunda 31.01.2017 tarihinde tescil edildiğini, davalıya ait dava konusu 2016/98869 başvuru numaralı ve 07.12.2016 başvuru tarihli ... Petrol marka başvurusunu 36.sınıfta yer alan hizmet grubunda 31.01.2018 tarihinde tescil edildiğini, markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 alanında benzer olduğunu, markanın ortalama tüketici kitlesinin ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğunu, davalı tarafın marka tescilinin kötü niyetli olup 6769 sayılı Kanun'un 6/9 ve 25. madde hükümleri uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davacının ticaret ünvanının çekirdek unsuru markaya oluşturduğunu, paris sözleşmesi 8.maddesi ticaret ünvanının sözleşmeye taraf diğer ülkelerden de koruduğunu, davalı tarafından ... Petrol ifadesinin şu anda kullanılarak davacı firması ile davalı arasında idari ve ekonomik bir bağ varmış gibi gösterildiğini, davacı tarafın markasını TÜRKPATENT nezdinde daha öncesinde tescil ettirmiş olup davalı tarafın davacı markasını bilmemesine imkan olmadığını ileri sürerek sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2016/98869 başvuru numaralı ... Petrol markasının üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesinin, lisans ve rehin verilmesinin ve sair hukuki işlemlerin yapılmasının önlenmesi ile 2016/98869 başvuru numaralı tescilli markanın tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin 1995 yılından bu yana akaryakıt alımı-satımı işlerinde ve akaryakıt dolumu faaliyetlerinde oldukları, uzunca süredir Antalya çevresinde ... Petrol olarak bilindikleri marka başvurusundan öncesinden de markayı kullandıkları yönündeki açıklamalarından anlaşılacağı üzere davacı yanın talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ile davacı yanın tescilli olduğunu bildirdiği markasının farklı emtia sınıflarını içerdiğini, vekil eden işbu dava konusu 2016/98869 kod numaralı Alppetrol markasını yalnızca 36 emtia sınıfını kapsayacak şekilde tescil mürcaatında bulunduğunu, davaLının 2016/98869 başvuru numaralı ve 07.12.2016 tarihli ... Petrol marka başvurusunun 36.sınıfta 31.01.2018 tarihinde değil 07.12.2017 tarihinde tescil edildiğini, davacının markası ile müvekkili markasının herhangi bir şekilde karıştırılması ve tüketici nezdinde iltibas durumunun oluşmasının mümkün olmadığını, bahse konu markalar arasında ne görsel ne fonetik veyahut bütünsel açıdan nihai tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını veAnkara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/35 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda ayrıntıları açıklandığı üzere davacı markası ile davalı markasının esas unsurunun ... Petrol ibaresi olduğu, ayrıca davacı tarafın söz konusu ibareyi 2004 yılından itibaren ticaret ünvanı olarak sicile tescilli şekilde kullandığı, bu anlamda marka yönünden öncelik hakkının mevcut olduğu, her ne kadar taraflar 36 ve 37. Sınıfta tescil yaptırmış ise de davalının tescil yaptırdığı 36. sınıftaki emtialar yönünden de faaliyetinin mevcut olduğu ve aynı alana ilişkin olduğu hususları değerlendirilerek davalı markasının hükümsüzlük koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT'in 2016/98869 sırasında kayıtlı ... Petrol ibareli davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli marka ve patent vekili hukukçu bilirkişi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek rapora göre davacı markası ve davalı markasının asli unsurunun "... Petrol" olması,davacının markayı 2004 yılından itibaren tescilli şekilde kullanması, her iki markanın da aynı ve ilişkilendirilebilecek sınıflarda tescil edilmesi ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 6/1, 6/9, ve 25. maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/442, K. 2024/8856, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-442-e-2024-8856-k-48606b6c8f9d