Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4318 E. 2025/2915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4318
Karar No
2025/2915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin birçok sanatçının prodüktörlüğünü yaptığını, davalının ise sektörde "..." ismiyle Türkçe rap müziği icra ettiğini, taraflar arasında 07.07.2013 tarihinde 5 albüm yapım dönemini içeren albüm yapım sözleşmesi ve akabinde ikinci bir sözleşmenin imzalandığını, her iki sözleşme imzalandıktan hemen sonra davalı sanatçının bilinirliğinin artması, marka değerinin yükselmesi için müvekkilinin çalışmalar ve harcamalar yaptığını, üzerine düşen edimleri ifa ettiğini, davalının sektörde ve toplumda bilinir hale getirildiğini, ancak davalının klip çekimlerine gelmediğini, bir albüm dışında diğer albümleri tamamlamadığını, müvekkilini zarara uğrattığını, davalı ile ayrıca 16.09.2014 tarihli ikinci bir menajerlik sözleşmesinin de imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun oyunculuk işleri olduğu, çalışmalar devam ederken davalının gönderdiği ihtarname ile "sözleşmelerdeki menajerlik payının aşırı yüksek olduğu, davalının genç ve tecrübesiz oluşu ve imza sırasında hukukçuya danışma fırsatı verilmediği, bu nedenle aleyhine ağır hükümler içerdiği, sözleşmelerin hukuka ve genel işlem şartlarına aykırı olduğu" gerekçeleriyle sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, ancak feshin geçersiz olduğunu, ihtardan sonra davalının sözleşmeleri ihlal etmeye devam ettiğini, gönderilen ihtarnameyle sözleşmede kararlaştırılan 200.000,00 TL cezai şartın ödenmesi davalıya ihtar edildiği halde ödenmediğini, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan 200.000,00 TL cezai şartın, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarına ek olarak, davalının tecrübesiz ve genç olmadığını, menajerlik payının makul olduğunu, sözleşmedeki 150.000,00 USD bedelli cezai şartın tazmini için davalıya yönelik icra takibine girişildiğini, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin müvekkili tarafından haklı ve hukuki gerekçelerle feshedildiğini, ilk albümün çıkış tarihi üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen davacının taahhüt ettiği 5 albümden sadece birini yaptığını, bu durumun sözleşmenin alenen ihlali olduğunu, davacının fahiş bir menajerlik payı talep ettiğini, sözleşmenin müvekkili aleyhine çok ağır hükümler içeren, hukuka ve hakkaniyete aykırı, tek taraflı bir sözleşme olduğunu, cezai şart miktarının aşırı fahiş nitelik taşıdığını, müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını, bu nedenlerle sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen dosyasının davaya cevap dilekçesinde; asıl davaya cevabındaki beyanlarına ek olarak, davanın mükerrer açıldığını savunarak davanın reddine ve davacının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki 07.07.2013 tarihli Albüm Yapım ve Menajerlik Sözleşmelerinin “kelepçeleme sözleşme” niteliği taşıdığı, zira bu sözleşmedeki hükümlerin tek taraflı davacı lehine ve davalı aleyhine olduğu, karşılıklı taahhütler içeren sözleşmenin ifayı güvence altına almak için cezai şart öngörülmesi mümkün ise de, bunun sözleşmelerde taraf dengesi gözetilerek her iki taraf lehine cezai şart düzenlenmesi ile mümkün olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerde davacıya dilediği şekilde sözleşmeyi fesih hakkı verildiği, davalının ise sözleşmeye uymaması halinde aleyhine orantısız ve adil olmayan cezai şart hükmü konulduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(TBK) 20. ve 21. maddeleri uyarınca davacı yapımcının yasanın amir hükümlerine aykırı sözleşme hükümlerini davalıya karşı ileri sürmesi halinde sözleşmenin diğer hükümlerinin tarafları bağlasa da davalının sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, davacının cezai şart talebinin TBK kapsamında yok hükmünde olacağı, TBK'nın 27. maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede %50 oranındaki menajerlik payının fahiş olduğu, ayrıca tek taraflı olarak sözleşmede davalı aleyhine cezai şartın düzenlendiği, davalının kendisine oranla güçlü pozisyonda bulunan davacı ile yapmış olduğu sözleşmeler değerlendirildiğinde, davalının serbest iradesi ile yapılmadığı, bu nedenle tek taraflı düzenlenen cezai şart talebi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleşen davada istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasında imzalanan 07.07.2013 tarihli Albüm Yapım Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına ve sözleşmenin 9. maddesine dayalı, 200.000,00 TL cezai şart ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup; birleşen dava ise, taraflar arasında imzalanan 07.07.2013 tarihli Menajerlik Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak, sözleşmenin 17. maddesine göre, 150.000,00 USD cezai şartın faizi ile tahsili talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Asıl dava bakımından; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Somut olayda, asıl davada davacı, sözleşme kapsamında 200.000,00 TL cezai şart ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, davacı asıl dava dilekçesinde harca esas değeri 210.000,00 TL olarak belirterek harcını yatırmıştır.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 210.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir.

2. Birleşen dava bakımından; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde birleşen davaya yönelik davacıya iadesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4318, K. 2025/2915, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-4318-e-2025-2915-k-c155da3c7c95