Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/392 E. 2024/8965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/392
Karar No
2024/8965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2020 Esas, 2023/1888 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/41 E., 2022/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava dışı ... Özel Eğitim Ticaret ve Sanayi A.Ş'nin ... Katılım Bankası A.Ş lehine düzenlemiş olduğu 22.08.2014 tanzim ve 20.09.2016 vade tarihli 4.000.000,00 TL bedelli bonoda dava dışı ... Özel Eğitim Ticaret ve Sanayi A.Ş lehine 4.000.000,00 TL için dava dışı borçlular ile birlikte aval veren sıfatıyla sorumlu olduğunu, ... Katılım Bankası A.Ş tarafından işbu bono bedelinin 1.686.382,00 TL'sinin karşılığının ödenmediğinden bahisle müvekkili ve dava dışı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, sonrasında icra takibi yapılarak borcun müvekkili tarafından ödendiğini, son ödemenin 13.02.2018 tarihi itibariyle yapılarak tüm dosya borcunun müvekkilinden tahsil edilerek icra dosyasının kapatıldığını, asıl borçlu ... Özel Eğitim Ticaret ve Sanayi A.Ş'nin 667 sayılı Kanun Hakkında Kararname ile kapatıldığını mal varlıklarına el konulması ile tüm malvarlığının bedelsiz olarak Hazine'ye devredildiğini 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de el konulan şirketlerin borçlarının ödenmesinde Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılınmış olduğu halde tüm dosya borcunun müvekkilinden tahsil edildiğini bu nedenle KHK ile ödemede yetkili kılınan davalı ...'nin de müvekkilinden tahsil edilen tüm bedeli müvekkiline ödemesi gerektiğinin açık olduğunu belirterek 670 sayılı KHK gereği davacı müvekkiline ödenmesi gereken 2.025.509,45 TL alacağın davalı ... Hazinesinden hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Dava ve Takip Usulü Başlıklı 16. maddesi 3. fıkrasında "20.07.2016 tarihli 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi , yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek ve tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir" hükmünün bulunduğunu Maliye Hazinesi aleyhine davalı sıfatı ile açılan işbu davanın söz konusu hüküm doğrultusunda dava şartı bulunmaması nedeniyle Maliye Hazinesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 30 günlük hak düşürücü süre içinde ilgili idari makama başvuru zorunluluğunun bulunmakta olduğunu, bu zorunluluğa uyulmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiği, zamanaşımı itirazında bulunduklarını davanın yasal ve hak düşürücü sürede açılmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davada Maliye Hazinesi'ne husumet yöneltilemeyeceğini, davanın esas yönü ile de haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacıların iddia ettikleri alacak için Maliye Hazinesi'nin davalı gösterilmesinin dayanağının bulunmadığını, davanın iyiniyet kurallarına uymadığını, davacının iddia ettiği alacağın Maliye Hazine'si ile bir alakası olmayıp, diğer muhattapları ile ilgili iş ve işlemlerinin yasal çerçevede yürütülmemesinden kaynaklanan kendi kusuruna dayalı bir iddianın söz konusu olduğunu belirterek söz konusu davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya borcunun davacıdan 2.025.509,45 TL olarak tahsil edildiği, işbu borçtan asıl borçlu olan ... Özel Eğitim A.Ş'nin 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, malvarlığının Hazine'ye devredildiği, 670 sayılı KHK ile el konulan şirketlerin borçlarının ödenmesinde Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılınmış olduğu, buna göre bahsedilen rücu ilişkisi ve el koyma sebebiyle idarenin - el konulan şirketin malvarlığı ile sınırlı olarak - borçtan sorumlu olduğu ancak 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi 1. fıkrasında ( "...devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye... Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmünün bulunduğu, davacı ... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın ise kesinleştiği, buna göre yukarıdaki hükümde belirtilen şartların bulunmasına rağmen, davacının hakkında verilen kesinleşmiş ceza sebebiyle "Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişiler" kapsamında kalmadığı, neticede davacının kefil olarak ödediği bedelden kurumun sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/125 E. 2018/190 K. sayılı ilamı ile "silahlı terör örgütüne üye olma suçundan" verilen cezanın kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle, 670 s. KHK 5. maddesi hükmü gereğince terör örgütleri ile irtibatı tespit edilen davacının alacak talebinden davalı Hazine'nin sorumlu tutulmamasına yönelik yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 670 sayılı KHK nedeniyle rücuen alacak isteminden ibarettir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/392, K. 2024/8965, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-392-e-2024-8965-k-4f05807a21b2