Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2642 E. 2024/7447 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2642
Karar No
2024/7447
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2047 Esas, 2024/71 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014 yılında kurulduğunu, müşteri hizmetleri, çağrı merkezi danışmanlığı ve proje kaynak kullanım alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili tarafından kullanılan programa istinaden, İngilizce'de kalite anlamına gelen "..." kelimesinin ilk üç harfinden yararlanılarak oluşturulan "... Services" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, 2018/45229 numarası verilen başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2016/72264 ve 2018/06782 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 35 inci sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara yapılan itiraz sonucunda YİDK tarafından 2018/06782 sayılı markanın ret gerekçesi olmaktan çıkarıldığını, ancak 2016/72264 sayılı markaya dayalı olarak itirazlarının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markasının kapsamındaki hizmetlerle redde mesnet markanın kapsamındaki hizmetlerin farklı olduğunu, öte yandan müvekkili başvurusu ile redde mesnet markanın renk, şekil, tasarım, boyut bakımından birbirinden tamamen farklı olduğunu, bu sebeple görsel ve işitsel anlamda farklı olan markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, redde mesnet alınan markanın 35 inci sınıfın tüm alt gruplarında ciddi bir biçimde kullanılmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, başvuru konusu “QUA Services” ibareli marka ile redde mesnet “...” ibareli marka arasında, şekil, renk, tasarım, yazı tipleri itibariyle aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, başvurunun reddine ilişkin dava konusu YİDK kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, idari nitelikte bulunan marka başvurusunun tescili işlemlerinin devamına yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2642, K. 2024/7447, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2642-e-2024-7447-k-652cfe35f6ae