Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2482 E. 2024/6007 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2482
- Karar No
- 2024/6007
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/270 Esas, 2022/297 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 110.000,00 YTL bedelli bir adet bonoya dayalı şekilde davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, müvekkilinin lehdar davalıyı hiç tanımadığını, bonoda avalist olarak imzası bulunan dava dışı Sadullah Toprak ile müvekkilinin bir süre ortaklık yaptığını ve bu ilişki sırasında teminat amacıyla bu senedi birlikte imzaladıklarını, sonrasında Sadullah Toprak'ın kötü niyetli şekilde davalıyla birlikte hareket ederek senedi onun adına doldurduğunu ve muvazaalı şekilde müvekkili aleyhine takip yapıldığını belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, senedin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının uygun fiyata araba bulacağını söylemesi üzerine müvekkili tarafından verilen 110.000,00 YTL'ye karşılık bononun alındığını, davacı tarafın muvazaa iddialarının doğru olmayıp, dava dışı Sadullah Toprak'ın da davacıya kefil olması nedeniyle bonoyu imzaladığını sonrasında davacının edimini ifa etmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak ceza dosyalarının kesinleşmesinin beklenildiği, davalının cezasının kesinleştiği ve dava konusu senedin muvazaalı düzenlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 10.10.2023 tarihli ve 2022/3587 E. 2023/5715 K. kararı ile davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, senet metninin sonradan ... hilafına doldurulduğu iddiasının ancak yazılı delil ile ispatlanabileceği, mahkemece mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 2.Yargıtay HGK 18.01.2022 tarih 2017/4-1437 E. 2022/15 K. sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda onamış olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine bozabilir. 3. Değerlendirme 1.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda onamış olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine bozabilir. 2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de, davalının resmi belgede sahtecilik suçundan sanık olarak yargılandığı ceza dosyasında beraat etmiş, ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarih ve 2017/5029 E. 2017/8977 K. sayılı kararıyla "...yüklenen eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Yasanın 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanıkların mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına..." karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmakla beraber bu kez sanıklar hakkında suçun maddi unsurlarının varlığına kanaat getirilmiş, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Yargıtay HGK 18.01.2022 tarih 2017/4-1437 E. 2022/15 K. sayılı ilamında da ifade edildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi olgu yönüyle kesin bir mahkûmiyet kararı değildir. Ancak, kusurun Yargıtay aşamasında tespit edildiği ve mahkemece bozmaya uyulmakla kusurun varlığına ilişkin maddi olgunun kesinleştiği durumlarda, bu husus hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacaktır. Somut olay bağlamında da, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamında açıkça resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabul edildiğine göre, artık maddi olgunun kesinleştiği, bu hususun hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacağı, nitekim ceza mahkemesince de suçun oluştuğunun kabulü ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde; hukuk hakimince de bu kabul doğrultusunda işbu menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi gerektiği yönünde verilen Dairemiz bozma ilamının yerinde olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararının kaldırılarak, Mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.