Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2417 E. 2024/7217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2417
Karar No
2024/7217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1827 Esas, 2024/261 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1967 yılından bu yana inşaat sektöründe ... tanıtım işareti ile faaliyetlerini bugüne kadar nizasız ve fasılasız olarak sürdürmekte olduğunu, ... markasının büyük miktarlarda maddi harcamalar yapılarak yoğun reklam ve emek ile bugün inşaat sektörünün en tanınmış, iktisadi değeri çok yüksek ve dahi prestijli markası haline geldiğini ve bu marka ile müvekkilinin tüm ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak hal böyle iken davalının, haksız ve izinsiz olarak ... ibaresini inşaat hizmetlerinde kullandığını ve işyeri tabelalarında, kartvizit ve benzeri tanıtım evrakları üzerinde ... işaretini kullandığını ve 2003 yılında tescil ettirdiği www.asciogluyapi.com alan adı ile yayınlar yaptığının taraflarınca tespit edildiğini ve bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanından ... ibaresinin çıkartılmasını, sicilden terkinini, davalının inşaat sektöründe ... ibaresini hizmet markası ve tanıtma vasıtası olarak kullanmak suretiyle haksız olduğunun hükmen tespitini, haksız rekabetin men'ini, tecavüzün men ve ref'ini, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılmasını, davalının ... marka ve ibareli her türlü tanıtma vasıtalarının toplatılarak imhasını, 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, davalının müvekkilinin tescilli sınai hakları ve unvanı ile iltibas yaratan www.asciogluinsaat.com ve www.asciogluyapi.com alan adlarının kullanımının önlenmesini, bu sitelere erişimin engellenmesini ve hükmün ilanını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ... ve ...'na ait 18.07.2014 tarihinde kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, ancak şirket ortaklarının bu şirketten önce 13.08.1998 tarihinde ... İnşaat Teks. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, her iki şirketin de faaliyetlerine günümüze kadar devam ettiğini, ancak 2014 yılından sonra aktif olarak faaliyet gösteren şirketin işbu dosya davalısı müvekkili şirket olduğunu, ayrıca ... adına Galata, Üsküdar, Çapa, Koca Mustafapaşa vergi dairelerindeki kayıtlar incelendiğinde, 1983-1994 yılları arasında da şahıs şirketi olarak ... adı altında inşaat işleri yaptığını, ... ibaresinin müvekkili şirket ortaklarının soyadı olduğunu, ... ibarelerinin karıştırılmasının imkansız olduğunu, bu durumun sadece logolara bakıldığında bile görülebileceğini, müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu, söz konusu ibarenin ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, davacı tarafından yapılan tescillerin kötü niyetli olduğunu ve korunmaması gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde ise özetle; davacı karşı davalı adına tescilli 2002/16889 sayılı “... A Şekil” ve 2012/75146 sayılı “...” markalarının hükümsüzlüğünü istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davada manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalı tarafça davacının ticaret unvan tescil tarihinden uzun yıllar sonra aynı çekirdek unsura sahip, ... ibareli ticaret unvanını adına tescil ettirdiği, bu ibareyi markasal olarak ... A.Ş. Şeklinde ayrıca ... ibaresini internet sitesi alan adları ve içeriğinde kullanarak markaya tecavüz ettiği, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) KHK 62/1-b maddesi gereğince manevi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu, mahkemece davalının tecavüzünün yoğunluğu, niteliği ve dosya kapsamının dikkate alınarak hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ... + ŞEKİL ibareli markasına davalı yanın ... ibaresini markasal kullanmak suret ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, davalının ... ibaresini inşaat sektöründe, tabela, broşür ve vb. Her türlü tanıtım materyallerinde, ticari evraklarında kullanmasının yasaklanmasına, tabeladaki ... ibaresinin silinmesine, silinememesi halinde bu materyallerin toplatılarak imhasına, davalı adına tescilli www.asciogluinsaat.com ve www.asciogluyapi.com adlı internet alan adlarına Türkiye de erişimin engellenmesine, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek 3 büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı dava yönünden karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl davada markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması ve markaya tecavüz nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi, karşı davada, davacı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 62/1-b maddesi.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı-karşı davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-karşı davacıya yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2417, K. 2024/7217, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2417-e-2024-7217-k-beadda39fd85