Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2331 E. 2024/7268 K.

Konu: Off-Shore Hesaba Yatan Paranın İstirdadı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2331
Karar No
2024/7268
Karar Tarihi
Konu
Off-Shore Hesaba Yatan Paranın İstirdadı

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/2025 Esas, 2023/2204 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki off-shore hesaba yatan paranın istirdadı davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı TMSF yönünden zaman aşımından reddine, davalı banka yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek yatırılan paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TMSF vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının parasının kendi iradesi ile off shore hesabına aktarıldığını, davacının müterafik kusurunun ve iyi niyetinin tartışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı TMSF yönünden; davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2010 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davalı TMSF'ye yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalı yönünden ise; davacının, davalı ... A.Ş.'nin Denizli Şubesi'ne 17.05.2000 tarihinde 74.000,00 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın ... Bank Ltd. Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas 2010/410 Karar sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karara göre, ... A.Ş.'nin bir kısım yöneticilerinin ... A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları kendi şirketlerine kredi olarak aktardıkları, ... Bankası'nın paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde ... A.Ş.'nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu, işbu dava davalı mevduat hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup davacı ile dava dışı ...'nin ortak hesap açtıkları, dosyada mevcut hesap sözleşmesine göre ... ile ...'nin hesaptan para çekilmesi, yerine getirilecek transfer emirleri veya başka şekilde surette hesaptan yaptırılacak ödemeler ve yapılacak tasarruflar konusunda her birinin münferit imzası ile yerine getirilebileceği düzenlenmiş olduğu, bu hususun davacının tek başına dava açıp dava konusu hesaptaki paranın tamamını kendi adına isteme yetkisini de içerdiğinin sözleşmeden anlaşıldığı gerekçesiyle davalı TMSF yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, davalı banka yönünden ise davanın kabulü ile 74.000,00 TL alacağın 17.05.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasası'nın 2. maddesi gereğince, avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve fer'i müdahil ... vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 72'nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dairemizin 16.01.2023 tarihli ve 2022/2213 E., 2023/254 K. Sayılı bozma ilamında davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş olup, mahkemece verilen kabul kararı doğru olmakla birlikte, paranın hesaba yatırılma tarihi 17.11.1999 tarihi olduğundan hükümde faiz başlangıcı olarak 17.05.2000 tarihinin kabul edilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının usulen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “....17.05.2000...” ibaresinin çıkartılarak yerine “....17.11.1999... ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2331, K. 2024/7268, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2331-e-2024-7268-k-77eec74fbe48