Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2246 E. 2024/8145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2246
Karar No
2024/8145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1782 Esas, 2023/1825 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 4 adet bononun müvekkilinin rızası hilafınca kasadan alınıp davalıya ciro yoluyla geçtiğini, bonoların müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek takibe konu bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarına ilişkin olarak savcılıkça yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, davacı tarafın bu iddialarını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı üzerine Dairemizce yapılan duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ilgili kararda belirtildiği gibi davacı yanın dava dilekçesindeki beyanları, dosya kapsamında bulunan 11.03.2011 tarihli vekâletname içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde Akın Kavi’nin bonoların düzenleme tarihinde şirket yetkilisi olduğu, davacı yanın diğer iddiaları ile ilgili olarak soruşturma dosyası kapsamında KYOK kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından davacı yanca davanın ispat edilemediği gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, takibe konu bonoların davacı tarafın rızası hilafına doldurulup doldurulmadığı, bonoların şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanıp imzalanmadığı ve davacının söz konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2246, K. 2024/8145, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2246-e-2024-8145-k-f6e302428ab3