Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1456 E. 2024/9485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1456
- Karar No
- 2024/9485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1767 Esas, 2023/1644 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/45 E., 2021/290 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09, 35 ve 44. sınıf mal ve hizmetler yönünden yaptığı "..." ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz üzerine dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin "..." markası ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, tarafların markalarının farklı alanlarda kullanıldığını, markalar arasında iltibas olmadığını, markaların kompozisyonlarının, anlamlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2020-M-11053 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tesciline ve davalı Şirketin dava konusu başvuruya itiraz yolu ile yarattığı muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer aldığı, redde mesnet markaların asli unsurunun dava konusu başvuruda da yer aldığı, başvuruda yer alan "Z" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalının redde markalarının asli unsurunu oluşturan" ..." ibaresinin ayırt ediciliği yüksek olduğu gibi anılan ibarenin telekomünikasyon hizmetlerinde davalının yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiği, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira hem dava konusu başvurunun hem de redde mesnet markaların asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar İngilizce olup Türkçe'de "kırmızı" anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük olsa da, mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının anılan ibareyi telekomünikasyon hizmetlerinde yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale getirdiği gibi dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "Z" harfinin de ayırt ediciliği düşük olduğundan, tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 9, 35 ve 42 sınıf mal/hizmetlerin, redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin olmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali, başvurunun tescili ve davalı Şirketin dava konusu başvuruya itiraz ederek, yarattığı muarazasının giderilmesi istemlerine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.