Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1449 E. 2024/9103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1449
- Karar No
- 2024/9103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1655 Esas, 2023/1574 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/418 E., 2019/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/98315 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararında "bir daire içine yazılmış münhasıran '...' ibaresi” olarak belirtilen işaretin gerçekte, fincanın bırakacağı kahve lekesi biçiminde oluşturulmuş sade fakat özgün bir işaret olduğunu, ayrıca müvekkili adına başvurusu yapılan "istanbul coffee festival" markasında da aynı işaretin kullanıldığını, gerek biçimsel olarak gerekse de kullanım sonucu bu markanın müvekkili şirket ile özdeşleştiğini ve ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, bşvuruya konu marka içeriğinde "Ankara" sözcüğünün geçiyor olmasının tek başına başvurunun reddine gerekçe gösterilemeyeceğini, yine bir daire içine yazılmış, "istanbul coffee festival", "coffee festival", "coffee fest.", "istanbul coffee guide" markalarının müvekkili adına tescil edildiğini, ... markasının müvekkili şirketin kullanımı sonucu ayırt edici nitelik kazandığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davaya konu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun ayırt edici nitelik taşımadığı gibi başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 41. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dâhil)." yönünden tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, kullanım sonucu ayırt edicilik sağlanması koşullarının ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 2015/98315 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun soyut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, başvurunun, kapsadığı 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 41. sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" bakımından 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olmadığı ve işbu hizmetler bakımından tescil engeli bulunduğu, başvuru markasının kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının kısmen 35. sınıfta "Reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetlerle ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" ile 41. sınıfta "spor kültür ve eğlence hizmetleri (sinema spor karşılaşmaları tiyatro müze konser gibi kültür ve eglence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" hariç diğer mal ve hizmetler yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf itirazları bakımından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetlerle ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" ile 41. sınıftaki "spor kültür ve eğlence hizmetleri (sinema spor karşılaşmaları tiyatro müze konser gibi kültür ve eglence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu hizmetler yönünden ayırt edicilik koşullarının oluştuğu, aynı maddenin son fıkrası uyarınca başvuruya kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği, davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; Türkçe'de Ankara Kahve Festivali anlamına gelen dava konusu başvuru, ortalama tüketici nezdinde Ankara'da düzenlenen kahve festivali olarak algılanacağından, markanın tescili talep edilen malların veya hizmetlerin belirli bir işletmeden kaynaklandığını göstermesini ve bu şekilde malların diğer işletmelerin mallarından ayırt edilmesini sağlamadığı, markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği, dolayısıyla Kurum kararının yerinde bulunduğu, mahkemece açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi. 3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2320 E., 2021/3977 K. sayılı ve 22.04.2021 tarihli ilamı. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.