Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1379 E. 2024/9170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1379
Karar No
2024/9170
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2271 Esas, 2023/1914 HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivaslı Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/124 E., 2023/93 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının emekli maaşı, annesinin maaşı, kira gelirleri ve vadeli - vadesiz olarak ortak hesap şeklinde yıllardır hareketsiz aktif olmayan hesaplarının bulunduğunu, aldatılma, sahtecilik ve dolandırıcılık yoluyla yaklaşık iki saat içerisinde bankada ilgili hesaplarda bulunan tüm paraların peş peşe 8 işlem gerçekleştirilerek şüpheli bir şekilde başka hesaplara havale edilerek boşaltıldığını, ilgili şubede çalışan banka personelinin davacı ve ailesini tanımasına rağmen bu şüpheli işlemler gerçekleştirilirken banka personelinden davacıya hiç bir uyarı yapılmadığını, hesaplarını kontrol ettirdiğinde hesabındaki paraların çekildiğini gördüğünü, bu durumdan banka müdürüne sözlü başvuruda bulunduklarını, banka müdürünün hiç bir inceleme yapmadan olayı geçiştirdiğini, davacının Ziraat Bankası Sivaslı şubesinin kusuru ve ihmali nedeni ile uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin hak ve talepler saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği 08.07.2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı bankanın güvenlik sistemi yönünden özen yükümlülüğüne aykırılığı sebebiyle tazminat talep ettiği, dava konusu olayın ticari iş niteliğinde olduğu ve davanın Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla görülmesi gerektiği ve işbu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ancak dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının gerçek kişi olduğu, banka hesabının ticari olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olması nazara alınarak davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılmasının doğru olmadığı, ancak, dava tarihi itibariyle Sivaslı ilçesinde müstakil Tüketici Mahkemesi bulunmadığından ve bu husus sonuca etkili olmadığından kaldırma nedeni yapılmadığı, bu hususun esasa etkili olmadığı, çünkü, dava tarihi itibariyle tüketici uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalarda da zorunlu arabuluculuk uygulamasının geçerli olduğu, davacı harçtan muaf olduğundan hükmün harç ve vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V.TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işlemine dayalı tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1379, K. 2024/9170, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-1379-e-2024-9170-k-62cc611f4e7f