Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1377 E. 2024/9217 K. – Banka Teminat
Konu: Banka Teminat Mektubu Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1377
- Karar No
- 2024/9217
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Teminat Mektubu Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1760 Esas, 2023/1147 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/627 E., 2020/267 K. Taraflar arasındaki banka teminat mektubu bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Limited Şirketi ile müvekkili şirket arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince verilmesi gereken teminatın bir kısım karşılığı olmak üzere davalı banka tarafından düzenlenen ve müvekkili şirkete hitaben hazırlanmış 09.10.2015 tarihli 750.000,00 TL bedelli teminat mektubunun 07.10.2016 tarihine kadar süreli olarak müvekkiline verilmiş olduğunu, mektup süresinin ... A.Ş. Denizli Şubesinin 07.10.2016 tarih ve 6680 sayılı yazısı ile 06.10.2017 tarihine kadar uzatıldığını, mektup aslı ve süre uzatım yazısının birlikte 28.04.2017 tarihinde davalı banka Adana Şubesine sunularak tazmininin talep edildiğini, davalı bankanın Adana Şubesince düzenlenen 28.04.2017 tarih ve 614 sayılı yazı ile süre uzatım yazısı aslının taraflarında olduğu, esas teminat mektubunun süresinin geçtiği ve uzatım yazısının iade edilmesinin, asıl teminat mektubunun da iadesi anlamına geldiği’ gerekçesi ile tazmin taleplerinin reddedildiğini, müteakiben ödeme ihtarına karşılık, davalı banka şubesince karşı ihtar ile ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, sonradan öğrenildiği üzere dava dışı ... yetkililerinin süre uzatım yazısının aslını değil, aslından ayırt edilemeyecek derecede benzer renkli fotokopisini müvekkiline sunduğu ve bir süre sonra da süre uzatım yazısının da davalı bankaya iade edilmiş olduğunun anlaşıldığını, davalının tazmin talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, zira teminat mektubu aslı ile aslı zannedilen uzatım yazısının müvekkilinde bulunduğunu, müvekkilinin davalı banka tarafından düzenlenen süre uzatım yazısının teyit ettirilmesi sonucunda ...’a mal sattığı, yani davalı banka garantisine güvenerek bayisine mal verdiğini, davalının bankacılık uygulamalarını ileri sürererek mektubun geçersiz olduğu beyanıyla sorumluluktan kurtulamayacağını, zira davalı banka yetkililerinin mektup süresinin uzatıldığını telefonla teyit ettiklerini, uzatım yazısı aslından ayırt edilemeyecek renkli fotokopisini çıkartan lehtarın fotokopiyi müvekkiline teslim edip, birkaç gün sonra da aslını bankaya iade ettiğini, bu uygulamanın bankacılık teamüllerine aykırı olduğunu, mektup aslını almadan riskin sona erdiğini beyan etmenin hukuka uygun olmadığını, zira bankanın teminat mektubunun, muhatabı olan müvekkiline teslim etmesi gerekirken lehtara teslim ettiğini, mektup süresinin bir yıl uzatılmasına rağmen sadece uzatım yazısı ile işlem yaparak mektup aslının iadesinin talep edilmediğini, asıl olanın ilk düzenlenen teminat mektubu olması nedeniyle, süre uzatım yazısının teminat mektubu yerine geçemeyeceğini, uzatma yazısının tek başına hiçbir hüküm ifade etmeyeceği gibi bu yazının bankanın elinde olmasının da garantiyi sona erdirmeyeceğini, bu sebeple mektubun taahhüdünün 06.10.2017 tarihine kadar geçerli olması nedeniyle, müvekkilinin tazmin talebinde bulunma hakkının bulunduğunu, bankacılık uygulamalarında risk çıkışının yapılabilmesi için muhatabın bankayı tarih sayı ve miktarı belli mektup yükümlülüğünden kurtardığını, ibra ettiğini bildirmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bankanın sorumluluğu devam ettiğinden mektup bedelini ödemesi gerektiği, risk çıkışı yapma şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile 750.000,00 TL teminat mektubu bedelinin 28.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dava dışı ... ... Oto İnş. Tur. ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarını talep ettiklerini, ... Ltd. Şti.'nin 09.10.2015 tarihli yazılı talebi üzerine, müvekkili bankanın dava konusu edilen 07.10.2016 tarihine kadar geçerli 750.000,00 TL bedelli teminat mektubu aslının bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun olarak muhatap şirkete verilmek üzere ... temsilcisine teslim edildiğini, mektubun geçerlilik süresinin 06.10.2017 tarihine kadar uzatıldığını belirten 07.10.2016 tarihli süre uzatım yazısı aslının bankacılık teamüllerine uygun olarak muhatap şirkete verilmek üzere lehtar ... temsilcisine teslim edildiğini, ... tarafından 07.10.2016 tarihli teminat mektubu vade uzatım yazısı aslının 06.03.2017 tarihinde müvekkili bankaya iade edilmesi üzerine, uzatım yazısının bağlı olduğu 09.10.2015 tarihli ve 750.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkili banka açısından geçersiz hale dönüştüğünü, iade yazısı aslının halen müvekkili bankada olduğunu, buna rağmen davacı şirketin 28.04.2017 tarihinde müvekkili bankaya geçersiz olan mektup aslı ve uzatım yazısı fotokopisi ile birlikte tazmini talebinde bulunulduğunu, mektup içeriğindeki ibareler gereği süre geçmiş olduğundan talebin reddedildiğini ve takiben davacının ödeme ihtarına karşılık, müvekkilinin karşı ihtarı ile ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, davacının süre uzatım yazısının muhatap sıfatıyla kendilerine teslim edilmesi gerektiği itirazının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, uygulamada mektupların lehtar firma yetkililerine teslim edildiklerini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, teminat mektubu vade uzatım yazısının müvekkili bankaya teslim tarihi olan 06.03.2017 den sonra doğal olarak bu mektup için komisyon tahakkuku da yapılmadığını, aksi iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın dava dışı ... ... Oto İnş. Tur. ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesine, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/640 E. sayılı dosyasına ait kararın huzurdaki dava açısından bekletici mesele yapılmasına, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davalı banka tarafından teminat mektubu süre uzatım yazısı aslının iade edildiği gerekçesiyle mektup risk çıkışı yapılmış ve süre uzatım yazısı aslının iade edilmiş olması nedeniyle teminat mektubunun hükümsüz olduğuna dayanılmış ise de, basiretli bir tacir gibi davranması gereken ve güven kurumu niteliğinde olan bankanın lehtardan geri aldığı süre uzatım yazısına ilişkin bir belge düzenlemesi gerektiği, ayrıca teminat mektubu aslı kendisine sunulmadan yada teminat mektubunun hükümsüzlüğüne veya geçersizliğine yada kaybolduğuna ilişkin bir yargı kararı olmaksızın risk çıkışı yapan davalı bankanın sorumlu olduğu ve teminat mektubu bedelini davacıya ödemesi gerektiği, kaldı ki teminat mektubu süre uzatım yazısı aslını alan davalı bankanın davacıya müracaat ederek durumu teyit etmesi gerekirken bu yükümlülüğüne de aykırı davranarak basiretli bir tacir gibi davranmadığı, lehtara verilen ve lehtarın aslını vermeyerek aslının fotokopisini verdiği anlaşılan teminat mektubu süre uzatım yazısına ilişkin davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, bankacılık teamüllerine aykırı davranan davalının teminat mektubu bedeli yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, bu durumda davalı teminat mektubu bedelinin tahsili için kendisine müracaat tarihi olan 28.04.2017 tarihinde temerrüte düştüğünden, teminat mektubu bedelinin bu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği, ayrıca her ne kadar teminat mektubu içeriğinde ödemenin gecikmesi halinde gecikilen günlere ilişkin yasal faiz uygulanacağı belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlığın ödemede gecikme olarak değerlendirilemeyeceği, uyuşmazlığın davalının teminat mektubunu kendi kusuru ile geçersiz kabul edip ödememesinden kaynaklandığı, bu suretle yasal faize hükmedilmesine ilişkin teminat mektubu içeriğindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bankanın davaya konu teminat mektubunun eki niteliğindeki süre uzatım yazısını düzenledikten sonra davacı muhatap yerine lehtara teslim etmesinin banka yönünden kusur teşkil ettiği, ayrıca banka teminat mektubunun süresinin uzatılmış olduğu davalı bankanın da kabulünde olup bu anlamda bir sahtelik iddiası söz konusu olmadığı, süre uzatım yazısı teminat mektubunun eki niteliğinde olup ancak teminat mektubu ile birlikte hüküm ifade edeceği, dolayısıyla tek başına hüküm ifade etmeyecek olan süre uzatım yazısı aslının bankanın elinde olmasının garantiyi sona erdirmeyeceği, süre uzatım yazısı aslını dava dışı lehtardan iade alan davalı bankanın, lehtardan teminat mektubu aslının da iadesini istemesi ve teminat mektubuna ilişkin riskin sona erdiği yönünde davacı muhatabın muvafakatini alması gerektiği, davalı bankanın bu yükümlülüklerini de yerine getirmeyerek kusurlu davrandığı, öte yandan teminat mektubu aslını kendisinde bulunduran davacı muhatabın, lehtar tarafından verilen ve ilk bakışta aslından ayırt edilemeyecek nitelikte olan süre uzatım yazısı renkli fotokopisini kabul etmesinin onun yönünden müterafik kusur teşkil etmeyeceği, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.