Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/122 E. 2024/8244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/122
- Karar No
- 2024/8244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1227 Esas, 2023/1232 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/243 E., 2020/158 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı TÜRKPATENT ve davalı ... Keten vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 2018/56697 numaralı "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, eğitim faktöründe faaliyet gösterdiği anlaşılan davalı gerçek kişinin, müvekkili tarafından eğitim sektöründe ilk defa hizmete sunulan, 2010 yılından itibaren çeşitli platformlarda duyurusu yapılarak gerçekleştirilen, öğrencilerin alışılmış ortamın dışında ... heyecanını yaşamalarının sağlanması, öğrenci velilerine de bir ön alıştırma olması amacını güden "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." konseptinden habersiz olmasının mümkün olamayacağını, müvekkili tarafından verilen bu hizmetin "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibaresi ile sloganlaştırıldığını ve davalının başvurusundan çok önceleri kullanıldığını, davalının, müvekkili şirketin faaliyet alanına giren ve ilk defa verdiği "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." hizmetini ve bu hizmete ilişkin eskiden beri kullandığı sloganını, 41 inci sınıfta tesadüfi olarak seçmiş olamayacağını, müvekkilinin "..." markalarının TÜRKPATENT tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, her iki tarafın da markalarının esaslı unsuru niteliğinde olan ... ibaresi yanında, başvuru sahibi tarafından yapılan eklemelerin, markalar arasındaki benzerliği kaldırmaktan çok markaların devamı/seri marka izlenimini pekiştirdiğini, müvekkilinin markalarının çok tanınmış olduğunu belirterek YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları genel izlenim açısından benzer olmadıklarını, bu nedenle markaların karıştırılmayacağını, ayrıca davacı markasının tanınmış olduğu ve kötü niyet iddialarının da markalar benzer olmadığından yerinde bulunmadığını, müvekkilinin İzmir ilinde faaliyet gösterdiğini, bu ... provasını da ilk olarak KPSS'de yaptığını, davacı kullanımlarının ise daha sonraki tarihli olarak YKS’de yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka kapsamında yer alan 41 inci sınıf hizmetlerin davacının önceki tarihli markaları kapsamında yer alan hizmetler ile aynı ya da aynı tür hizmetler olduğu, dava konusu başvurunun asli unsurunun, başvuruyu oluşturan "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibaresinin tamamı olduğu, slogan algı yarattığı, davacı markalarında "..." ibaresinin bulunduğu, taraf markalarının ayırıcı unsurları olan "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibaresi ile "..." ibaresi arasında kelimelerin anlamı bakımından benzerlik olduğu, dava konusu başvurunun, davacı markasının asli unsurunu aynen içerdiği, davalı başvurusu slogan niteliğinde olduğundan, davacı markalarını tanıtan, anlatan bir slogan gibi algılanabileceği ve bunun da iltibas ihtimalini kuvvetlendirebileceği, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibareli markası arasında anlamsal olarak eğitim sektöründe araştırma yapan dikkatli tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dershanecilik alanında tanınmış "..." markalarına ait bir girişim, yeni bir ürün, davacının tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, davalının slogan görünümündeki markasının davacının "..." markalarını kaynak olarak işaret eder şekilde anlaşılabileceği, davalının markası ile davacı markası arasında idari ekonomik bağ kurulmasının mümkün olduğu, bu kapsamda artık diğer hususların tartışılmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT ve davalı ... Keten vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "GERÇEK MEKAN GERÇEK ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, vurgunun "..." ibaresi üzerinde toplandığı ve yer verilen farklılıkların başvuruyu, davacı markalarından yeterince ayırt etmediği, dava konusu başvurunun, davacının seri markası olarak algılanabileceği, ilk derece mahkemesince tanınmışlık ve kötü niyete ilişkin davacı iddialarının değerlendirilmediği ve davacı tarafça bu yönden karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gözetildiğinde davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesine yer olmadığı, her ne kadar gerekçeli kararda "kötü niyet tazminatına yönelik talebin reddine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de davanın niteliği de göz önüne alındığında bu cümlenin maddi hataya dayalı olarak yazıldığının açık bulunduğu gerekçesi ile davalı ... vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT ve davalı ... Keten vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT ve davalı ... Keten'in temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.