Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/116 E. 2024/8049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/116
- Karar No
- 2024/8049
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1355 Esas, 2023/1296 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/64 E., 2020/365 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2019/29457 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı adına "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalının, yurt çapında bilinen ve aranan davacıya ait ünlü "..." kelime ve şekil markalarından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, "..." ibaresinin kullanıldığı çok sayıda marka başvurusu ile ilgili Kurum tarafından verilen ret kararlarına karşı açılan davalarda davacı lehine kararlar çıktığını, dava konusu "..." markasının da davacı markaları ile benzer olduğu gibi davacı markalarının da bilinirliğinden haksız yararlanma ihtimalinin bulunduğunu, davalıya ait markanın iki kelimenin birleşiminden oluştuğunu, ilk kelimenin "...", ikinci kelimenin "savar" olduğunu, "..." markasını gören, işiten kişilerin akıllarında ve zihinlerinde ilk kelimenin kalacağını, ortalama tüketicilerin davalıya ait markanın akıllarında ve zihinlerinde bıraktığı ses ve görüntünün etkisiyle markalar arasında irtibat kuracaklarını, bu suretle davalının tescilini talep ettiği markanın davacıya ait seri markalardan olduğu ya da her iki marka arasında sıkı irtibat bulunduğu kanısına varacaklarını, davacı şirkete ait markaların çok tanınan markalardan olduğunu, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, bu nedenle de başvurunun reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-11656 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacının önceki tarihli markalarının kapsamlarında bulunduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olduğu, davacı markalarının "..." esas unsuru etrafında çeşitlenen seri marka ailesi oluşturduğu, dava konusu markayı oluşturan "..." ibaresi ile savılan, uzaklaştırılan şeyin "..." olduğunun vurgulandığı, vurgulanan "..." ibaresinin dava konusu markayı oluşturan mal ve hizmetleri doğrudan tanımlamadığı, bu nedenle somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, davacı markalarının tanınmışlığının, dava konusu marka açısından karıştırılma ihtimalini arttıran bir sonuç meydana getireceği, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2019-M-11656 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/29457 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun, davacının seri markası olarak algılanabileceği, öte yandan davalıların işbu davada zorunlu dava arkadaşı oldukları, zorunlu dava arkadaşlarının da yargılama giderlerinden ve bu arada avukatlık ücretinden de müteselsil olarak sorumlu bulundukları, dolayısıyla bu yönden de İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu 6ncı maddesinin 1inci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.