Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/743 E. 2024/4242 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/743
- Karar No
- 2024/4242
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/986 Esas, 2022/985 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/594 E., 2019/604 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 1993 yılında vefat eden murisi ...’e ait olan bir adet gayrimenkul için Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/475 E. sayılı dosyası ile izale-i şuyu davası açıldığını, ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiğini, Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/10 Satış dosyası ile gayrimenkulün satışının yapıldığını, bedelinin ödeme yapılacak hissedarlarını da belirtmek sureti ile Akbank ..... Merkez Şube Müdürlüğüne gönderildiğini, davalı banka bu bilgi ve belgeleri temin etmeden Malatya 2. Sulh hukuk Mahkemesinin gönderdiği yazıya istinaden hesap sahibi kişilere ilişkin hiçbir özellik aramadan müteveffa ... adına hesap açma işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkili ve diğer mirasçılar satış bedeline itiraz etmiş olduklarından ileride her hangi bir tereddüt oluşturmamak amacı ile murislerin açılan hesap üzerinde her hangi bir işlem yapmadıklarını, müvekkili tarafından ödemeyi yapan Akbank .... şubesine yapılan yazılı müracaata verilen sözlü cevapta ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden Avukat ....’e ödeme yapılarak hesabın kapatıldığı ve başka bilgi verilemeyeceği belirtildiğini, müvekkillerin murisine ait olan paranın davalı banka tarafından bir başka kişiye ödendiğini, bankanın işbu hatası sonucu müvekkilinin ve diğer mirasçılar zarara uğradığından bahisle müvekkilinin ve diğer mirasçıların 137.465,66 TL zararının 107.420,50 TL'sinin 21.04.2009 tarihinden itibaren vade sonunda yenilenen 3 ay vadeli hesaba uygulanan faiz ile birlikte davalı bankadan alınarak ... mirasçılarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka tarafından dava konusu ödemenin noterlikçe düzenlenmiş 20.04.2009 tarih ve 7140 yevmiye numaralı vekaletnamesi gereği Bankacılık Kanun'un 61 inci maddesi gereğince kanunen zorunlu olduğundan gerçekleştirildiğini, davacı tarafın vekaletnamenin sahte olarak düzenlenmesinden zarar görmüş ise bu zararını ilgili noterden talep edebileceğini, müvekkil bankanın işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık olmadığını, müvekkil bankanın olaya taraf olayamayacağından husumet itirazları olduğunu ve huzurdaki davanın Av.....'e ihbarı gerektiğini, vekaletname içeriğine göre davacının mirasçısı olduğu ...'in avukat .....r'i ortaklığın giderilmesi bedellerini bankalardan çekmeye vekil tayin ettiği, söz konusu nakit çekilen işleme ait fiş üzerinde avukat...'in imzasının bulunduğu ve fişin ekinde Eyüp 3. Noterliğinden düzenlenmiş 20.04.2009 tarih ve 7140 yevmiye nolu vekaletnamenin bulunduğunun tespit edildiğini, mahkeme yazısında hesap sahiplerinin adı, soyadı bilgisi dışında herhangi bir bilginin bulunmadığını, adı geçen olayda müvekkil bankanın yargı makamı olan Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin talimat ve emirlerine uygun davrandığını, ortaklığın giderilmesi davasında davacının mirasçısı olduğu ...'in tebligatlarının yargılama boyunca ilanen tebligat usulü ile yapılmış olduğundan ...'in ölü olduğunun tespit edilemediğini, müvekkil bankanın mahkeme tarafından gönderilen ödeme emrinin yerindeliği ve geçerliliği hususunda herhangi bir sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığını ve mahkemenin ödeme emrini yerine getirmekle mükellef olduğunu, somut olayda herhangi bir dolandırıcılık olayını ve vekaletnamenin dayanağı nüfus cüzdanının sahte olup olmadığını tespit etmenin imkanının bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle müvekkil bankanın sorumluluğu olmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı bankanın Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun talebi üzerine davacıların murisi ... adına hesap açtığı, ortaklığın giderilmesi sonucu murisin payına düşen paranın bu hesaba yatırıldığı, davalı bankanın bankacılık mevzuatına göre murisin açık kimlik bilgilerine göre hesap açması gerekirken sadece isim - soyisim üzerinden hesap açtığı, murisle isim benzerliği taşıyan dava dışı ... isimli bir şahsın kimlik bilgileri kullanılarak elde edilen vekaletname ile bankadaki paranın çekildiği, paranın çekilmesini isteyen kişiye soruşturma aşamasında ulaşılamadığı, davalı bankanın mahkemenin sadece isim - soyisim bildirdiği yönündeki beyanına itibar edilemeyeceği, çok kısa ve basit bir araştırmayla murisin açık kimlik bilgilerine ulaşılabileceği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davalı bankanın tek kusurlu bulunduğu, zorunlu olarak kesilen damga vergisinin davalı bankadan istenemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında esas alınan bilirkişi raporu meydana gelen zarar ile müvekkilinin ve ihbar edilen Noter ve avukatın sorumluluğunun doğuracak nitelikte olmadığını, bankacılık alanında uzman üç kişilik bilirkişi kurulunda rapor alınması yönünde taleplerinin bulunduğunu, buna rağmen mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadan hukuka aykırı şekilde karar verildiği, emsal somut olayda noter tarafından düzenlenmiş vekaletnameye güvenerek işlem yapmış olan müvekkiline kusur yüklenilmesinin mümkün olmadığını, sahte kimlikle vekaletnamenin çıkarılmamış olması durumunda müvekkilinin hesaptaki tutarı ödemesinin mümkün olmayacağını, davaya konu hesabın müvekkilinin Malatya Şubesinde Malatya 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin talimatı ile açmış olduğunu, mahkeme tarafından müvekkiline gönderilen müzekkerede davacının mirasçısı olduğu ...'in kimlik bilgilerinin yer almadığını, zira yargılama sırasında da ...'in ölü olduğunun tespit edildiğini, Malatya 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin talimatı ile açılan hesapta müvekkilinin üzerine düşen görevi yaparak vekaletnamenin ilgili noterlikten şifahi teyit alınmak suretiyle vekil avukat ....'in talebi doğrultusunda işlemlerin yerine getirildiğini, hesapta bulunan paranın bankacılık kanunu gereği Avukat ....'e ödendiğini, sonuç olarak sahte kimlik ile vekaletname çıkarılması ve sonrasında bu vekaletname ile hesaptan para çekilmesi olayında esas sorumluluğun notere ve hiç tanımadığı birinden yalnızca bankadan para çekmek için düzenlenen vekaletname ile gerekli kontrolleri yapmayıp özen yükümlülüğünü yapmayan avukata ait olacağını, ayrıca işlem tarihi üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen hesap ile ilgilenmeyen davacının da kusurlu olduğunu, bu hususunda mahkemece dikkate alınmadığını, cezai soruşturmanın sonucunun dahi beklenilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, davalı bankaya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, banka kendisine görünürde usulüne uygun şekilde ibraz edilen vekaletname kapsamında ayrıca bir de vekaleti verenin kimlik bilgilerini araştırarak söz konusu vekaletnamenin gerçeğe uygun olup olmadığını denetleme durumunda olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, davalı bankanın usul ve yasaya aykırı olarak eksik bilgi ve belgelerle sadece isim, soy isim kriteri ile hesap açması ve bunun neticesinde de isim ve soy isimi tutan üçüncü bir kişinin verdiği vekaletnameye istinaden hak sahibi olmayan üçüncü bir kişiye ödeme yapması sonucu zarara uğradığını, İstinaf mahkemesince ele alındığı gibi vekaletnamenin zararlandırıcı işlemde bir etkisi bulunmadığını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sahte vekaletname ile hesaptan para çekilmesi nedeniyle zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.