Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/68 E. 2024/3642 K. – Türkpatent Kurum

Konu: Türkpatent Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlük

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/68
Karar No
2024/3642
Karar Tarihi
Konu
Türkpatent Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlük

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1665 Esas, 2022/1335 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/242 E., 2020/245 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “cell” ve “...” ibareli marka tescilleri bulunduğunu, davalıya ait “hyacell” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması sebebi ile iş bu başvurunun kötüniyet taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “cell” ibaresinin “hücre” anlamına geldiğini, yaygın kullanımı olduğundan ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak müvekkilinin bu sektörde faaliyetlerinin bulunmadığını, davalı şirketin başvurusunu ... kanalı ile yapması sebebi ile, başvurularına gelen itirazdan haberdar olmadıklarını bu sebeple de (davacıdan) kullanım ispatı talep edemediğini, işbu dava sebebi ile açılan huzurdaki hükümsüzlük davasında da esas alınan 2005/52505 ve 2010/04227 sayılı markaların kullanım ispatını talep ettiklerini, bu markaların başvuru ve dava konusu markaları ile benzemediğini, emtia listelerinin aynı olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın beyaz zemin üzerine siyah ve büyük harfler ile “hyacell” harflerinden oluşmuş, herhangi bir şekli unsur içermeyen kelime marka olduğu, markada tamamlayıcı ibareler olmadığından bir bütün olarak ana unsurdan oluştuğu, davacı markalarının “...” ve “cell” beyaz zemin üzerine siyah font ve büyük harfler ile oluşturulmuş, figüratif unsur içermeyen kelime markaları olduğu, dava konusu markanın, “hyacell” ibaresini ana unsur olarak içerip, tüketici kesiminde bir bütün olarak aynı şekilde, görsel, işitsel ve kavramsal olarak algılanacağı, davacı markalarında ise ana unsurların “cell” ve “cell tox” olup, karşılaştırmada bir bütün olarak inceleme kuralı gereğince, aralarında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, dava dosyası kapsamında, davacının “hyacell” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olup, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir ayırt ediciliği bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de kötüniyetini ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/68, K. 2024/3642, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-68-e-2024-3642-k-4c77bf6913a1