Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6568 E. 2024/7768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6568
Karar No
2024/7768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1102 Esas, 2023/1115 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/224 E., 2021/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/88221 sayılı, “... TÜRKİYE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASI” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 nci maddesinde yer alan mutlak tescil engelleri çerçevesinde tescil edilemeyeceği ve kötü niyetli olarak yapıldığı gerekçeleriyle müvekkilince yapılan itirazın Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun özellikle gıdalarla ilgili mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, bu ibarenin aynı zamanda bir meslek, sanat ve ticaret grubuna mensup olanları ifade eden, özellikle çikolata üreten firmaların tümü tarafından kullanılabilecek bir ibare olduğunu, ortalama tüketici nezdinde devlet teşviki ve/veya devlet destekli bir iştirak olduğu izlenimi yaratabileceğini, başvuruda yer alan “TÜRKİYE” ibaresinin kamuya mal olmuş bir kelime olması nedeniyle ilgili bakanlıktan izin alınmadığı sürece tescil edilemeyeceğini, davalının seri marka yaratma bahanesiyle tanımlayıcı nitelikteki bir ibareyi tescil ettirmeye çalıştığını, bu nedenle kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptaline, başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin çikolata sektöründe faaliyet gösteren dünyanın önde gelen firmalarından olduğunu, dava konusu “... TÜRKİYE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASI” ibareli markanın tescil edildiği 35. sınıftaki hizmetler için ayırt edici niteliği haiz olduğunu ve tanımlayıcı bulunmadığını, markada öne çıkan unsurun “...” ibaresi olduğunu, markanın ortalama tüketici nezdinde yanıltıcı da olmadığını, markada geçen “TÜRKİYE’NİN” ibaresinin ise tek başına ve tekel hakkı sağlayacak şekilde kullanılmadığını, slogan markası içinde bir unsur olarak kullanıldığını, ayrıca bu ibarenin çok sayıda marka başvurusuna da konu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markada asli unsurun “...” ibaresi olduğu, çekişme konusu olan “TÜRKİYE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASI” ibaresinin daha küçük puntoda ve arka planda bırakılarak tali unsur olarak konumlandırıldığı, söz konusu tali unsurun, aynı zamanda slogan niteliğinde olduğu, bu hali ile dava konusu başvurunun, tescil kapsamındaki hizmetler bakımından herhangi bir özellik belirtmediği, davalı şirket markasının ve markada çekişme konusu yapılan tali unsurun herhangi bir meslek, sanat veya ticaret grubundan kaynaklı tescil engeli içermediği gibi yanıltıcı da olmadığı, dava konusu marka bakımından ileri sürülen mutlak tescil engellerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun "... TÜRKİYE'NİN ÇİKOLATA FABRİKASI" ibaresinden oluştuğu, "Türkiye'nin çikolata fabrikası" ibaresinin başvurudaki konumlandırma şekli ve yazım tarzı itibariyle tali unsur niteliğinde bulunduğu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı gibi başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5/1-d ve f bentleri uyarınca tescil engeli de bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/732 E., 2019/2419 K. sayılı ilamında da "Ekici Türkiye'nin Peynircisi ibareli başvurunun 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-a,c,d,f bentleri kapsamında reddedilmeyeceğinin" kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6568, K. 2024/7768, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6568-e-2024-7768-k-7b2faaf0c973