Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6439 E. 2024/7785 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6439
- Karar No
- 2024/7785
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2140 Esas, 2023/1382 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/261 E., 2021/182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’in 2006/35791 sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, 2011/62633 sayılı "..." ve 2012/40568 sayılı "..." ibareli marka başvurularının da tescil başvuru işlemlerinin devam ettiğini, müvekkili ...'in 2006/35791 sayılı "..." ibareli markayı davacı şirkete devrettiğini, markanın üzerinde devir yasağına ilişkin tedbir bulunduğundan devir işleminin henüz gerçekleştirilemediğini, davacı şirketin 2006/10665 sayılı “...” ve 2009/70043 sayılı “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalılar adına tescilli olan 2009/59790 sayılı “G.antep’li ... Hayata tatlı bak+ şekil” ve 2011/102878 sayılı “...+şekil" ibareli markaların davacılara ait markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve davacı tarafın markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalılar adına tescilli 2009/59790 numaralı “G.antepli ... Hayata tatlı bak şekil” ve 2011/102878 numaralı “...+şekil” ibareli markaların 29,30,32,35 ve 43. sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıların kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı tarafa ait www.tatlibak.com.tr alan adına erişimin engellenmesine ve iptaline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin müvekkilinin hem markası hem de ticaret unvanı olduğunu, iptali istenen 2009/59790 ve 2011/102878 tescil numaralı "..." ibareli markaların davacıların markalarından farklı olduğunu, davacı tarafın delil olarak sunduğu yeşil harflerle yazılı "..." tabelasının 5 yıl önce şube açılışında bir haftalık sürede kullanıldığını, davacı ile müvekkiline ait bazı şubelerin 2007 yılından beri yan yana denilebilecek şekilde faaliyette bulunduğunu, bu güne değin benzerlik iddiasında bulunulmadığını, tescilli bir markanın kullanımının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalıların "..." esas unsurlu markalarını beyaz zemin üzerine fıstık yeşili harflerle yazmak suretiyle kullandıklarına dair görüntülerin tespit edildiği, davalıların bu kullanıma son verdiklerinin anlaşıldığı, davacı ...'in markalarının tescilleri beyaz zemin üzerine yeşil harflerle yazılmış olmasa da davacı şirkete ait "..." markasının bu renklerle tescilli olduğu, davacı tarafın "..." markasını da bu renklerle kullandığı ve bu kullanımlarının davalılardan daha önce başladığının iki tarafın da kabulünde olduğu, bu nedenle davalıların bu kullanımlarının davacıların marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalıların bu kullanımlarının ne kadar devam ettiğinin ve bu kullanım nedeniyle ne kadar gelir elde ettiklerinin tespit edilemediği, bu nedenle maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi uyarınca Mahkemece takdir edilmesi gerektiği, davalı şirkete ait www.tatlibak.com.tr alan adına erişimin engellenmesi ve iptali talep edilmişse de davalılara ait markayı ve davalı şirketin ticaret unvanını içeren alan adının kullanılmasının davacıların marka haklarına tecavüz teşkil etmediği, marka hükümsüzlüğü davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının "..." markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı tarafça bu şekilde marka kullanımı sonlandırılmış olduğundan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve giderilmesi için karar verilmesine yer olmadığına, 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafa ait markaların hükümsüzlüğü ile davalıya ait www.tatlibak.com.tr alan adına erişimin engellenmesi ve iptali taleplerinin ve davacının fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderildiği, markaya tecavüz ve haksız rekabetin sınırlı süreli olması ve son verilmesi nedeniyle davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, bağımsız bir talep olan alan adına ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi manevi tazminat, alan adına erişimin engellenmesi ve alan adının iptali istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7, 8 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.