Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6437 E. 2024/7828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6437
- Karar No
- 2024/7828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1936 Esas, 2023/1398 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/172 E., 2020/290 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2012/14897 sayılı “...” ibareli markanın müvekkili adına tescilli 82/075124 tescil sayılı tanınmış “...” ibareli marka ile iltibas yarattığını, taraf markalarının aynı sınıfta yer aldığını, ayniyete varacak ölçüde benzer olduğunu, davalının müvekkilinin “...” markasının kullanım ve tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini, müvekkilinin şirketin ve tanınmış markasının itibarını zedelenebileceği ve ticari kayıp söz konusu olabileceğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına 2012/14897 sayı ile tescilli “...” ibareli markanın 5 yıl süre ile ciddi kullanılmama nedeni ile hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, ciddi kullanımın tespiti halinde anılan markanın müvekkili adına tescilli 82/075124 sayılı tanınmış “...” ibareli marka ile iltibas yaratması sebebi ile hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2012/14897 tescil sayılı “...” markasıyla tanınmakta olduğunu, markasını aktif olarak da kullandığını, davacının müvekkiline ait markadan haberdar olmasına rağmen veya markayı bilebilecek olmasına rağmen, markanın tescilinden 5 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra hükümsüzlük davası açtığını, iptal ve hükümsüzlük taleplerinin farklı hukuki neticeler doğurduğunu, kanunda kullanamama sebebi ile hükümsüzlük talebinin düzenlenmediğini, talebin hukuka aykırı olduğunu, taraflara ait markaların birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan incelendiğinde bütünsel olarak davacının "..." ibareli markası ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacı markası tanınmış marka olmadığı gibi davalı markasının başvuru tarihi 15.02.2012 olmakla huzurdaki davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı dikkate alındığında hükümsüzlüğe dair talebin reddi gerektiği, davalı taraf adına tescilli markanın, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde, tescilli olduğu 17. sınıfta sayılan; “kauçuk, hortum, lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru, rakor, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)” emtialarında ciddi şekilde kullandığı, yine 17. sınıfta sayılan ; “gütaparke, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler, yalıtım (izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolgular, contolar, o-ringler dahil), kılıf ve rakorları tekstilden hortumlar.” emtialarında ciddi kullanımının bulunmadığı ve diğer emtialar yönünden ciddi kullanımının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2012/14897 tescil nolu markanın sadece tescilli olduğu, 17. sınıftaki "Gütaparke" , "lastik, amyant(asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk veya folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler, yalıtım(izolasyon), dolgu ve tıkama malzemeleri (derz dolgular, contalar, o-ringler dahil), kılıf ve rakorları tekstilden hortumlar" emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, sair emtia ve talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, markanın kullanmama nedeni ile kısmen iptaline karar verilmesi yerinde olduğu gibi davacının reddedilen alt sınıflar yönünden hükümsüzlük istemi incelendiğinde; davalının tescilde kötüniyetinin ispat edilemediği, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre geçtiği dikkate alındığında mahkemenin bu yöndeki istemi reddinin de yerinde görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeni ile iptali, kabul edilmediği takdirde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.