Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6395 E. 2024/69 K. – Şirket İhyası

Konu: Şirket İhyası

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6395
Karar No
2024/69
Karar Tarihi
Konu
Şirket İhyası

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1952 Esas, 2023/1448 Karar DAVALILAR : 1. ... 2. Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü 3. Tasfiye Halinde Nurmer Madencilik İnş. Tur. Gıda Nakliye Taah. San. Tic. Ltd. Şti. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü ( Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1246 E., 2022/2626 K. Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurum'un davalı şirket aleyhine dava açtığını, yargılama sırasında davalı şirketin ortaklar kurulu kararıyla ticaret sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkeme tarafından müvekkiline ihya davası açılması için yetki ve süre verildiğini ileri sürerek Tasfiye Halinde Nurmer Madencilik...Ltd.Şti. 'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; şirketin tasfiyesi ve kapanışı ile ilgili işlemlerin tam ve eksiksiz yapıldığını, söz konusu şirketin tasfiyesi sırasında varsa borçları için 3 defa ilana çıkıldığını, ancak hiç bir başvuru yapılmadığını, şirketin tasfiyesi sırasında şirketin taraf olduğu herhangi bir davanın da mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihya davalarında, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne ve son tasfiye memurlarına husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ihyası talep edilen şirkete husumet yöneltilemeyeceği, kaldı ki davalı şirketin sicilden terkin edilmekle tüzel kişiliğinin ortadan kalktığı bu suretle var olmayan bir kişiye karşı dava açılamayacağı, davacının derdest dava sebebiyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu ve somut olayda ihya koşullarının oluştuğu, yasal hasım konumunda olan davalı Kurum'un yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, dosya kapsamında, davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini eksik ya da hatalı yaptığına ilişkin bir belge bulunmadığı bu nedenle yargılama giderlerin davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Tasfiye Halinde Nurmer Madencilik...Ltd.Şti. 'nin derdest davayla sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına ve kararın, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanına ve ilan masrafının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hukuka ve usule aykırı olarak tasfiye ve terkin işlemlerini yürüten davalıların dava açılmasına neden olduğunu, bu nedenle Mahkemece, müvekkili kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, keza aynı sebeple ihya kararının tescil ve ilanına ilişkin masrafın müvekkilince karşılanmasına karar verilmesinin de isabetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak ihyası talep edilen şirket hakkında derdest bir dava olmasına rağmen tasfiye işlemlerini gerçekleştiren davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemini eksik yaptığı ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama giderlerinden ve ihya kararının tescil ve ilanına ilişkin masraflardan sorumlu olduğu, kamu düzeni bakımından ise Mahkemece, hüküm fıkrasında ihyası talep edilen şirketin ticaret sicil numarasının yanlış gösterildiği, bu durumun infazda tereddüte sebebiyet verebileceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne, ihyası talep edilen şirketin derdest dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, ilan masraflarının sonradan tasfiye memurundan tahsil edilmek üzere davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklar kurulu kararıyla ticaret sicilden terkin edilen limited şirketin ihyası koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tasfiye sürecinde, tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memuru sorumludur. Somut olayda, ihyası talep edilen şirketin, hakkında derdest bir dava bulunmasına rağmen tasfiye süreci tamamlanarak sicilden terkin edildiği, başka bir deyişle tasfiyenin gereği gibi yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararınında da belirtildiği üzere tasfiyeyi gereği gibi yapmayarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru yargılama giderleri ve vekalet ücreti yanında ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı için gerekli olan masraftan da sorumludur. Bu hale göre Bölge Adliye Mahkemesince, ihya kararının sicile tescili ve ilanı için gerekli olan masrafların davalı tasfiye memuru tarafından karşılanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yazılı olduğu gibi davacıyı sorumlu olmadığı bir masraftan geçici olarak da olsa yükümlü tutar şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “.... ileride davalı tasfiye memurundan tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça...” cümleciğinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine " davalı tasfiye memuru tarafından karşılanmasına" cümleciğinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6395, K. 2024/69, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6395-e-2024-69-k-c72986f60cf4