Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6366 E. 2024/7844 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6366
- Karar No
- 2024/7844
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/10 Esas, 2023/976 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2022/684 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki alacak-borç ilişkileri kapsamında 11.01.2019 tarihli ana sözleşmenin düzenlendiğini, aynı tarihte bu sözleşmeye bağlı olarak üçüncü kişi ...'a ana sözleşmedeki taahhütlerini yerine getireceklerine dair teminat mahiyetinde çek ve nakit para teslim ettiklerini, teslim ettikleri çek ve nakit paraları listeleyen protokol ve güvenilir kişi yetki sözleşmesi başlıklı bir metni 11.01.2019 tarihinde imza altına aldıklarını, bu metinde ...'ün ana sözleşmeden doğabilecek alacaklarına teminat olma vasfı ile teslim edildiğinin düzenlendiğini, daha sonra güvenilir kişi olarak seçtikleri ...'ı ibra etme, sözleşmeyi feshetme ve kendisindeki teminatları geri alma konusunda anlaştıklarını, bu hususta ...'ı ibra eden protokol ve güvenilir kişi yetki sözleşmesinin feshi ve ibranamesi başlığı altında bir ibranamenin düzenlendiğini, 01.02.2019 tarihinde iki şahit huzurunda imzaladıklarını, ... Suburcu Şubesi 6983368 nolu imzalı boş çekin ibraname düzenlendiği gün müvekkiline teslim edilmesi gerekirken ...'e teslim edildiğini ileri sürerek hataen ...'e teslim edildiği şeklindeki maddi vakıanın ve fiili durumun tespiti ile çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 11.01.2019 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, müvekkili tarafından gelecekte doğacak bedellere teminat olması için ... Suburcu Şubesine ait 6983368 nolu çekin verildiğini, protokolde de söz konusu çekin bedelsiz olmak üzere tamamen boş olarak imzalanıp teminat çeki olarak verildiğinin açıkca yazıldığını, davalı ...'ün muaccel bir alacağı olmadığı halde taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak çeki 4.000.000,00 TL bedel ile tedavüle soktuğunu, çekin davalı ... tarafından diğer davalı ... ile fikir ve eylem işbirliği içerisinde ciro edilmek suretiyle davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, her iki davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanma ve bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık suçlarından haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek işbu çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının kardeş olduklarını ve birlikte ticaret yaptıklarını, daha sonra ticari ilişkilerini ayırmaya karar verdiklerini, 11.01.2019 tarihinde aralarında sözleşme yaptıklarını, söz konusu çekin davacı ve davalı tarafından güvenilir kişi olarak seçilen ...'a teslim edildiğini, tarafların sözleşmede anlaşma sağlayamayınca 01.02.2019 tarihinde protokol ve güvenilir kişi yetki sözleşmesinin fesih ve ibranamesi düzenlendiğini, davacının el yazısı ile beyanı ve imzası ile adı geçen çek ve 100.000,00 Amerikan Dolarının davacıya teslim edildiğini, dava konusu çekin davacıya iade edilmesinden sonra tarafların tekrar bir araya geldiğini, ticari hesaplar yapıldıktan sonra müvekkilinin alacağına karşılık dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, tacir bir kişinin hatalı olarak çeki almadan protokolü imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, protokolde davacının çeki aldığına ilişkin beyanı olduğunu, dava konusu çekin Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2019/49292 E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, takipte müvekkilinin de borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacı ile müvekkilinin kardeş olduğunu, birlikte aynı iş kolunda faaliyet göstererek ticari işler yaptıklarını, daha sonra işleri ayırmaya karar verdiklerini, buna istinaden 11.01.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar için ...'ı hakem tayin ettiklerini, sözleşme gereğince tarafların ...'a 100.000'er USD teslim ettiklerini, ayrıca davacının ek olarak 300.000,00 TL bedelli 3 adet ve bedelsiz olarak imzaladığı ... Suburcu Şubesi 6983368 seri nolu çeki teslim ettiğini, tarafların daha sonra 01.02.2019 günü aralarında protokol ve güvenilir kişi sözleşmesinin fesih ve ibranamesi düzenlendiğini, fesih sözleşmesinin altına verilen güvence bedellerinin teslim alındığının imza altına alındığını, daha sonra müvekkili ve davacının bir araya gelerek yaptıkları hesaplama sonucunda müvekkiline olan borç kadar tutarı dava konusu çek olan 4.000.000,00 TL bedelli çekin doldurulup müvekkiline teslim edildiğini, ayrıca Gaziantep İcra Dairesinin 2019/49292 E. sayılı dosyasında davacı ...'ün çek nedeniyle başlatılan takipte borcu kabul edip mallarının satılmasını talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin kambiyo senedi niteliğinde bir kıymetli evrak olduğunu ve borçtan mücerret olduğunu, davada uzun uzun anlatılan ve doğruluğu taraflarınca bilinmeyen olaylardan ve temeldeki asıl borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, davacı ile diğer takip borçlusunun arasında nasıl bir ilişkinin olduğunu bilmeyen müvekkilinin ticari ilişki içinde olduğu cirantadan ciro yolu ile aldığı çek yaprağını bankaya ibraz ettiğini, çekin arkasına karşılıksız olduğuna dair şerh vurulması üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için tüm borçlular aleyhine takip başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 01.02.2019 tarihli sözleşme incelendiğinde uyuşmazlık konusu çekin davacıya teslim edildiğinin sözleşmedeki metne derç edildiği, ayrıca sözleşmede belirtilen çek ve paranın alındığına dair el yazısı ile yazılan beyanın da davacı tarafça imzalandığının sabit olduğu, İbrahim ve ... kardeş olsa bile aralarındaki ilişki yazılı delile bağlandığından metnin aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı, bu mahiyette yazılı delil sunulamadığı gibi aynı vakıalara ilişkin yürütülen ceza soruşturmalarında da takipsizlik kararı verilerek kararın kesinleştiği, davacının çekin kendisi tarafından doldurulmadığı yönündeki iddiaları bakımından unsurları tamamen doldurulmamış çek tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, çek üzerinde yazılı tanzim tarihi gerçekliğini ve varlığını koruduğu, imzanın da inkâr edilmediği, çekin 3. kişi tarafından doldurulmasının neticeye etki etmeyeceği gibi anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da yazılı delil ile ispatı gerektiği, diğer yandan davacının davalı ... bakımından ileri sürülen vakıaların dinlenebilmesi için davacının öncelikle ...'e karşı ileri sürdüğü vakıaların ispatı gerektiği, ancak bu vakıaların ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen imzaları inkar edilmeyen 01.02.2019 tarihli fesih ve ibraname protokolünde, bedelsiz olarak imzalanıp önceden verilmiş ... Suburcu Şubesi 6983368 seri nolu çekin davacı ... tarafından bizzat teslim alındığının imzasıyla birlikte tevsik edildiği, bu imzanın davacı tarafından inkar edilmediği, davalı ... vekilinin ise işbu çekin bilahare kendisine ticari hesaplar tasfiye edilerek müvekkilinin bakiye alacağına karşılık verildiğini beyan ettiği, hata ve hile iddiasının ispata muhtaç kaldığı, ceza soruşturmasının da takipsizlik ile sonuçlandığı, açığa imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da ancak yazılı delille ispatlanabileceği, çek bir ödeme aracı olup aksinin ve özellikle teminat iddiasının yazılı belgeyle ispatı gerekeceği, 01.02.2019 tarihli fesih protokolünde irade fesadı ispatlanamadığı gibi sonrasında çeki devralan ve birleşen davadaki diğer davalıya ciro eden lehtar ciranta ...'ün çeki hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava hukuki niteliği itibariyle, çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasına ve hataen davalıya teslimi iddiasına dayalı olarak çekin istirdadı, birleşen dava ise işbu çek nedeniyle lehtar ciranta ve hamile karşı borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818 ve 680 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.