Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6363 E. 2024/7862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6363
- Karar No
- 2024/7862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/402 Esas, 2023/826 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/175 E., 2020/380 K. BİRLEŞEN DAVA : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/176 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Un Fabrikası markasının sahibi olduğunu, bu markayı ilk defa 10.02.1986 tarihinde tescil ettirdiğini, bu zamana kadar da marka yenileme işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin markasının tanınmış ve bu sektörde önemli bir paya sahip bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete ait marka ile karıştırılacak düzeyde marka adı Karakayun olmasına rağmen amblemde ... şeklindeki markayı 06.12.2016 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, söz konusu tescilin, müvekkili şirketin sahibi olduğu markanın tanınmışlığından faydalanmaya dönük kötü niyetli bir hareket olduğunu iddia ederek davalıya ait 2016/52273 başvuru, 2016/52273 tescil numaralı, 06.12.2016 tarihli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Un Fabrikasınının ve ... Un Fabrikası markasının sahibi olduğunu, markayı ilk defa 10.02.1986 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirkete ait markanın müvekkili şirketin markası ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, davalının kendi markasını tescile uygun kullanmadığını iddia ederek marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının tanınmış olmadığını, davacı firmanın son tüketiciye hitap etmediğini, tarafların baklava veya pastalık un üretimi sektöründe yer aldığını, global algılama kriteri esas alınarak karşılaştırılma yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili firmanın davacıya ait marka hakkına tecavüz etmek gibi bir kastının bulunmadığını, amacının kendi alanında maruf, güvenilir ve bilinir bir marka yaratmak olduğunu, şirket adı ile aynı ... markasını tescil ettirmiş olduğunu, müvekkili şahsın yetkilisi olduğu şirketin isminin marka adı ile aynı olup ... Buğday Gıda ve San. Tic. A.Ş. olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının markasının tanınmış bir marka olmadığını, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/23 D. İş sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "... UN" markası ile davacının "... UN FABRİKASI" markası arasında fonetik ve görsel olarak bir bütün hâlinde yapılan değerlendirme sonucunda, taraf markalarının hem görsel hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasının uyandığı, davalı markası ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu sebeple asıl davaya konu hükümsüzlük isteminin kabulüne karar verildiği, birleşen dosya yönünden yapılan incelemede, 2017/23 D. İş sayılı dosyada yapılan tespitte, davalı şirketin davacının tescilli "... UN FABRİKASI" markasına benzer ürünlerin satışını gerçekleştirdiğinin, işyerinde "... UN FABRİKASI" markası içeren tabela ve tanıtıcı ürünler kullandığının tespit edildiği, davalı şirketin kullanımlarının, marka sahibi olan davacının iznine dayanmadığı, davacının tescilli "... UN FABRİKASI" markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu, davacınınn marka hakkına tecavüz oluşturduğu, 6769 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişilerin, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu, marka hakkına ilişkin ihlalin karşılığı olan zarar veya yoksun kalınan kârın kesin biçimde hesaplanmasının, dava konusu somut olayda olduğu gibi birçok olayda güçlük arz ettiği, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddelerinin verdiği yetkiyle somut olayın özellikleri, hayatın olağan akışı, markanın geçerlilik süresi, bilinirliği ve itibarı, ürünle ilgili kalite imajı, kaynak gösteren köklü itibar ve ayırt etme gücü dikkate alınarak ticari veriler üzerinden net olarak hesaplanamayan maddi tazminatın Mahkemece takdiri gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ... adına kayıtlı, 2016/52273 tescil numaralı "... UN" markasının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, birleşen davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalıların "... UN FABRİKASI" şeklindeki kullanımlarının davacı şirketin "... UN FABRİKASI" markasına tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine, tecavüze konu ürünler üzerindeki "... UN FABRİKASI" ibaresinin öncelikle silinmesine, silinmesi mümkün olmadığı takdirde bu ibareyi taşıyan ürünlerin toplatılmasına, maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalılardan alınarak birleşen davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalılardan alınarak birleşen davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, 2016/52273 tescil numaralı davalı ... adına kayıtlı "... UN" markasının davacının "... UN FABRİKASI" markasına benzerliği nedeni ile hükümsüzlüğü istemine, birleşen dava ise davalı şirketin "... UN FABRİKASI" şeklindeki kullanımının birleşen dosyada davacı şirket adına tescilli "... UN FABRİKASI" markasına tecavüz oluşturduğu iddiasına dayalı tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 25 inci maddesi, 150 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin beşinci paragrafında yer alan "... UN FABRİKASI" ibaresinin "... UN FABRİKASI" olarak anlaşılacak olmasına ve "... UN FABRİKASI" olarak yazılmasının maddi hataya dayanmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.