Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6357 E. 2024/7908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6357
Karar No
2024/7908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1529 Esas, 2023/834 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/150 E., 2022/241 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...”markasının sahibi olup, anılan markanın 1932 yılından bu yana Türkiye'de tescilli olduğunu, markanın bulaşık deterjanı başta olmak üzere temizlik ürünleriyle özdeşleştiğini, müvekkilinin “...”markasını 05. sınıfta tescil ettirmek istemişse de başvurunun, davacı başvurusundan sonra olması sebebiyle reddedildiğini, davalının “...” markasını hiçbir zaman kullanmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9. maddesi uyarınca davalıya ait 2005 35855 sayılı “...” markasının 5 yıl süre ile kullanılmaması nedenine dayalı olarak iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ”...” markasının tescilini 2005 yılında gerçekleştirdiğini, davacının ise Türkiye pazarına 2012'de giriş yaptığını, müvekkilinin markasını sürekli kullandığını, özellikle Türkiye, Irak ve Orta Doğu pazarında satış yaptığını, markasının kullanıldığına dair dosyaya fatura sunduklarını, marka iptal koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde marka iptaline karar verilmesi gerektiği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ispat yükü ters çevrilerek söz konusu kullanımın marka sahibi tarafından ispatlanması gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 30.01.2007 tarih 2005/9846 E., 2007/1087 K.) ayrıca davalı tarafa usulüne uygun bir şekilde tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunmamış tanınmış marka olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de dosyaya sunmadığı, mahkemece yapılan araştırmada davalı şirketin ... adı adında faaliyet gösterdiği, Fairy bebek bezi markasının yurt dışı ihraç malı olarak üretildiği, Türkiye sınırları içerisinde kullanılmadığı, ... bebek bezi üretiminin 2010 yılı Ekim ayında üretime başlanıldığı ve kullanılmadığı, Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmadığı, kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verildiği anlaşıldığı, davalı tarafça da son 5 yıldır markanın kullanıldığına dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, kullanımın ispat edilemediği, ispat yükümlüğünün de davalı tarafta olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilince 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği, bu karar ile birlikte 06.01.2017 tarihinden önce açılan davaların reddedildiği markanın 5 yıl kullanılmaması nedeniyle markanın iptal edileceğine ilişkin tüm davaların konusuz kaldığı, 07.01.2017 tarihinde kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne dair dava açılmasının hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmüşse de 6769 sayılı Kanun’un 9/1 maddesinde “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” hükmüne yer verildiği, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararının 06.01.2017 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14. maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nın kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22.06.2016 tarihinde ortaya çıktığından, kanun koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği (Yargıtay 11. HD 2020/7011 E. 2022/1123 K. 15.02.2022 tarihli; Yargıtay 11. HD 2019/1765 E. 2019/4421 K. sayılı 14.06.2019 tarihli, konuya ilişkin emsal nitelikli güncel içtihatları), somut olayda dosyaya gelen gümrük ve emniyet yazı cevapları bir arada değerlendirildiğinde; kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde davalının sunduğu ve numune olarak gönderilmiş olup bedelsizdir ifadesinin bulunduğu faturaların ispat kabiliyetinin olmadığı, ayrıca dava tarihi 08.11.2017'den geriye doğru 5 yıllık zaman zarfında, yani 08.11.2012 tarihine kadar olan zaman diliminde davalının tescilli ... markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığı, gümrük ihracat kayıtlarında da 2017 yılına ilişkin ihracat beyannameleri ve eki faturalar incelendiğinde Fairy markasına ait ibareye rastlanılmadığı, neticeten ciddi kullanım şartlarının somut uyuşmazlıkla ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama sebebiyle markanın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6357, K. 2024/7908, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6357-e-2024-7908-k-56b93c33b9a8