Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6272 E. 2023/7130 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6272
- Karar No
- 2023/7130
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1174 Esas, 2023/1142 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/414 E., 2023/106 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş.'nde 25.01.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında fiili çalışması bulunmadığını, taraflar arasında bu döneme ilişkin bir hizmet sözleşmesi mevcut olmadığını, prim ... sayısının iptali istemli olarak Ankara 25. İş Mahkemesinde tespit davası açıldığını, Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş.'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; terkin işleminin hukuka uygun bir şekilde yapıldığını, yasal hasım olduklarını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını, hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, davada Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile terkin işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı gibi, resen terkin sebebi olarak 5174 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) uyarınca odaca kaydı silinenler gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Yitaş Yapı İnşaat İthalat İhracat Uluslararası Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, mahkemenin ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı vererek tasfiye memuru ataması yapması gerekirken ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, mahkemece şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için ihya kararının ek tasfiye istemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, şirketin terkininin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müdürlüğün terkinde kusurunun bulunmadığını, müdürlüğün tescile dair verilen kararlara ilişkin açılan davalarda yasadan ... zorunlu hasım olduğunu, yapılacak yargılamada zorunlu hasım olma nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 25. İş Mahkemesinin 2016/49 E. sayılı dosyası ile, davacı tarafından ihyası talep olunan şirketin de aralarında bulunduğu davalılar aleyhine tespit talebiyle 12.01.2011 tarihinde dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda 06.11.2018 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, anılan karar üzerine dosyanın ilk derece mahkemesinin 2021/138 E. sırasına kaydının yapıldığı, 09.06.2022 tarihli celsede davacı vekiline Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş.'nin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, ihyası talep edilen Yitaş Yapı İnş. İth. İhr. Ul. Nak. Tic. San. A.Ş.'nin münfesih sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı Kanun'a göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırı olduğu, mahkemece, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 23.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün görülmediği, davalı ... sicil müdürlüğü öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiğinden mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile hak düşürücü süre içerisinde davanın açılıp açılmadığı hususları uyuşmazlık konusudur. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile on beşinci fıkrası ve 547 nci maddenin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.