İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/8 E. 2024/410 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/8
- Karar No
- 2024/410
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/8 Esas KARAR NO:2024/410 Karar DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 03/01/2024 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 26/01/2024 KARAR TARİHİ: 22/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -----sebep olduğu zarara dayalı olan alacağının tahsili için -----esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin ------ tebliğ edildiğini ve icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibin durmasının sağlandığını, söz konusu zararın giderilmesi ve anılan icra takibine devam edilebilmesi için ---aleyhine------dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin terkin edilen ----alacaklısı sıfatına haiz olduğunu, ihyası istenilen şirketin sicilden silindiğinin öğrenildiğini, söz konusu şirketin 01/01/2019 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, 17/08/2020 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiğini, sicil kaydının terkin edildiğini, tasfiyenin kötü niyetli olduğunu, yargılama devam ettiği süre boyunca davalının tasfiye sürecine girdiğinden bahsedilmediğini, açıklanan nedenlerle ---- ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle; Usul ve Yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru-------- yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin TTK M.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Birleşen ----- sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- sebep olduğu zarara dayalı olan alacağının tahsili için ----- dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı ---- tebliğ edildiğini ve icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibin durmasının sağlandığını, söz konusu zararın giderilmesi ve anılan icra takibine devam edilebilmesi için ----- esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin terkin edilen ----- alacaklısı sıfatının haiz olduğunu, söz konusu şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, anlaşılacağı üzere ------ tarihinde tasfiye sürecine girildiğini, 17/08/2020 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiğini belirterek ----- ihyasına ve dosyanın ---- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı---- cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye edilen --------- davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından işbu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmaması dolayısıyla davanın reddinin gerektiğini, terkin işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğinden müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tasfiye halinde olan şirketin ihyasına karar verilse dahi şirketin ihyasının yalnızca davacının alacağı nispetinde gerçekleştirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir. İhyası talep edilen ------- tasfiye sonucu terkin olduğu anlaşıldığından davanın yasal hasım durumundaki ticaret sicil müdürlüğü yanı sıra tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğinden tasfiye memuru ------- aleyhine birleştirme talepli olarak ihya davası açıp dava açtığına dair dava dilekçesi ve tevzi formunu mahkememize ibraz etmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından ---- esas sayılı dosyasında açılan dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilerek gönderilmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 22/05/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir.İhyası istenilen şirkete ait sicil kaydı getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin tasfiye sonucu 17/08/2020 tarihinde sicilden terkin edildiği, tasfiye memurunun davalı----- olduğu anlaşılmıştır.----- üzerinden dosya içine alınmış, dosyanın 05/12/2023 günlü duruşmasında davacı vekiline şirket hakkında ihya davası açmak üzere süre verildiği, davacının ----- sayılı dosyası ile başlattığı takibe itiraz edilmesi üzerine ihyasını talep ettiği şirket hakkında itirazın iptali davası açmış olduğu takip borçlusu adına vekili tarafından davaya cevap verildiği dolayısıyla davadan haberdar oldukları, buna rağmen tasfiyenin tamamlandığı görülmüştür.Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- sayılı takip dosyası nedeniyle açılan------- sayılı dosyasında yürütülen yargılama işlemleriyle sınırlı olarak TTK 547. Maddesi uyarınca ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle dava ve birleşen davanın kabulüne -----numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ----- sayılı takip dosyası nedeniyle açılan -------- sayılı dosyasında yürütülen yargılama işlemleriyle sınırlı olarak TTK 547. Maddesi uyarınca ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan-------- olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı------- dosyada yasal hasım durumunda olup ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması uygun görülerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVA VE BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE, ------- numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ----- esas sayılı takip dosyası nedeniyle açılan -----dosyasında yürütülen yargılama işlemleriyle sınırlı olarak TTK 547. Maddesi uyarınca İHYASINA, Şirketin ----- TESCİLİNE, Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan------- tasfiye memuru olarak atanmasına, Kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Asıl davada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-Asıl davada davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 7-Birleşen davada davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Birleşen davada davacı tarafından sarf edilen 503,40 TL yargılama giderinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Birleşen davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 10-Birleşen dosyada davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 11- Asıl ve birleşen davada davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024