Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6255 E. 2024/7730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6255
- Karar No
- 2024/7730
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1569 Esas, 2023/454 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/175 E., 2020/875 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının davalıya herhangi bir borcu olmamasına karşın icra tehdidi altında takip borcunu ödediğini, davacının 2011-2014 yılları arasında icra takibine konu olan borcunu bankalar aracılığıyla ödediğini, davacının iyi niyetli olarak ve karşı tarafın dürüstlüğüne güvenerek ödeme dekontlarının açıklama kısımlarını boş bıraktığını, fakat her ödeme yaptığında karşı tarafı bu durumdan haberdar ettiğini, buna rağmen davalıların davacıya imzalattığı ve davacının haricen ödediği kambiyo senedini davacının ödemediğini gerekçe göstererek icra takibine konu ettiklerini ve davacıya icra tehdidi altında tekrar ödettirdiklerini, söz konusu olayda mükerrer tahsilat gerçekleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla davacıdan haksız ve hukuksuz olarak tahsil edilen 30.000,00 TL'nin mükerrer tahsilatın gerçekleştiği tarihten itibaren faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 15.09.2020 tarihli dilekçe ile toplam 390.546,53 TL'nin en yüksek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilinden bir çok kez borç para aldığını, davacının müvekkiline olan borçları için parça parça değişik tarihlerde senetler verdiğini, ödemediği borçları tahsil etmek amacıyla takibe girişildiğini, takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 nci maddesine göre sebepsiz zenginleşme halinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisinin doğduğu, bu borcun konusunun malvarlığında meydana gelen fazlalığın iadesi olduğu, iade talebinin borç ilişkisinden doğan nisbi bir hakka, bir alacak hakkına dayandığı, bu nedenle, iade talebinin yalnızca zenginleşene veya onun külli haleflerine karşı yöneltilebileceği, kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğu, ispat yüküne ilişkin bu genel kuralın, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılan alacak davaları için de geçerli olduğu, davacının iddia ettiği şekilde yaptığı ödemelerin ihtilaf konusu edilen bono ödemesine ilişkin olduğunu ödeme dekontlarından da şirket kayıtlarından da ispatlayamadığı, davacı vekili yemin deliline dayanmadığından yemin deliline başvurma hakkının hatırlatılmadığı, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda davacının ödeme define dayanarak açtığı sebepsiz zenginleşme davasını kesin bir delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki bono incelendiğinde alacak ve borç ilişkisinin davacı ile davalılardan ... arasında kurulduğu, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14299 E. sayılı icra takibinde davalı ... tarafından davacı hakkında yapıldığı, bonoda davalı ticari şirkete ilişkin herhangi bir açıklamanın olmadığı, bu durumda bonodan kaynaklı borç ilişkisinin davacı ile davalılardan ... arasında kurulduğunun kabulünün zorunlu olduğu, kural olarak havalenin, aksine açıklama veya şerh içermediği taktirde mevcut bir borcun ödenmesi niteliğinde olduğu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı tarafında takip alacaklısı ...'a yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, takip konusu bonoya istinaden ödeme yapıldığı ve bu ödemenin davalı ...'ın talebi doğrultusunda şirkete yapıldığına dair yazılı bir belge sunulmadığı, davacı tarafça dava konusu senet bedelinin 2011-2014 tarihleri arasında ödendiği iddiasının usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, ilk derece mahkemesi tarafından davaya konu belgeler üzerinde gerekli bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosya kapsamı ve tarafların iddialarının niteliği gereği eldeki dava yönünden ceza soruşturmasının sonuca etkili olmadığı, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının Adana 4. İcra Müdürlüğü 2014/14299 E. sayılı dosyasına icra tehdidi altında mükerrer ödeme yapması nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.