Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6150 E. 2024/7460 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6150
Karar No
2024/7460
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/183 Esas, 2023/1316Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/283 E., 2020/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan ... Holding GMBH (Meetıng Point International), Avrupa’nın en büyük seyahat guruplarından olan ... Group’un bir parçası ve yılda 600.000’den fazla yolcusu ile Türkiye’nin önde gelen seyahat şirketlerinden olduğunu, müvekkilinin, “...” ibareli markasını ulusal ve uluslararası tescillerle korumakta olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanınan markasının, CTM 014272711 işlem numarası ile Avrupa Birliği nezdinde topluluk markası olarak, IR 1292909 işlem numarası ile de WIPO nezdinde birçok ülkede tescil edildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markası, güvence, kalite, reklam gücü, yaygın dağıtım ağına sahip olması, dünya çapında ilgili çevrelerce bilinmesi ve Paris Sözleşmesi’ne üye ülkelerden birçoğunda tescilli olması bakımından tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin itiraza konu kendi otel markası olan “...” ibaresi ile şu anda 7 ülkede 40 otele sahip olduğunu, Türkiye’de ise Marmaris, Side, Kuşadası, Çeşme ve Bodrum’da olmak üzere “...” ibaresi ile toplam 7 adet otelleri bulunduğunu, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi gereğince “aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların” tescil edilemeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle davalı adına 2003/21692 işlem numaralı marka tescil edilmişken müvekkilinin 2016/30323 ve 2015/76721 işlem numaralı “...” ibareli markalarını TPE nezdinde 43. sınıf bakımından tescil ettirmesinin mümkün olmadığını, davalının 10.07.2007 tescil tarihli ve 2003/21692 işlem numaralı ‘...’ ibareli markayı 556 sayılı KHK’ya göre çıkarılan marka tescil başvurularına ait Mal ve Hizmetlerin Sınırlandırılmasına İlişkin Tebliğin 43. sınıf bakımından adına tescil ettirdiğini, davalının ‘...’ markası adı altında tescil edildiği 43. sınıf bakımından hiçbir hizmet sunulmadığını, bir markayı adına tescil ettiren kimsenin aynı zamanda bu markayı kullanma yükümlülüğüne tabi tutulduğunu, markanın kullanılmasını zorunlu kılmanın amacının ise; tescil işleminin KHK ve Sınai Mülkiyet Kanunu bakımından tüm sonuçları ile yarattığı inhisar hakkı ve bu hakka dair yasaklama gibi olağanüstü bir yetkinin sebepsiz yere tanınarak birçok işareti anlamsız ve yararsız bir şekilde başkalarının kullanımına kapatılmaması, yani sicili kullanılmayan markalardan temizleyerek, bu markaları başkalarının kullanmasına sunma temelindeki kamu yararı olduğunu, müvekkilinin söz konusu ibareyi davalı markasının tescil tarihinden çok daha önce bir tarihte kullanmaya başladığını ve tüketici nezdinde bu ibareyi yüksek bilinirlik düzeyine çıkardığını ileri sürerek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9. maddesi gereğince davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2003/21692 işlem numaralı ‘... ilk çağlardan günümüze Milas Belediyesi 1868 şekil’ ibareli marka tescil belgesinin 43. sınıf bakımından iptaline, markanın bu emtialar yönünden sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, 6769 sayılı Kanun'un 2. maddesinde e, f, ı ve i fıkraları ile aynı kanunun 7. maddesi uyarınca kurumlarının ... markasını kullanma hakkının bulunduğunu, ayrıca 6360 sayılı Büyükşehir Yasası gereğince ilçe belediyesi olan Milas Belediyesi'nin sorumluluk alanının genişlediğini ve bu nedenle yatırım yapma ve çeşitli işletmeler açma ihtiyacının doğduğunu, bu nedenle markanın çeşitli faaliyetlerde kullanımının zorunlu hale geldiğini, kurumlarının kamu kurumu olduğu için kötüniyetli marka kullanımından bahsedilemeyeceğini, ayrıca davacının marka konusunda Türk Patent Enstitüsü'ne başvurduğunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 15.06.2017 davacının tüm itirazlarının reddine karar verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davalarında ispat yükü, markayı kullandığını savunan marka sahibine ait olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 26 ve 9. maddeleri uyarınca, davalının markanın ciddi şekilde kullanımını ispatlaması gereken dönemin dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre olup, bu zaman aralığının 26.04.2012 ile 26.04.2017 tarihleri arasındaki dönem olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan delillerin gerek 26.04.2012 tarihinden önce olması gerekse hükümsüzlüğü istenen 43. sınıftaki hizmetlerle herhangi bir markasal kullanımı göstermemesi hususları göz önüne alındığında, davalı tarafın, markanın 43. sınıf yönünden iptalini engelleyici bir kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2003/21692 no.lu markanın 43. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip resen Türk Patente gönderilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalının markayı 43. sınıfta kullandığını ispat edemediği, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/283 E., 2018/405 K. sayılı dosyasının uyap üzerinden yapılan incelemesinde dosyanın istinaf aşamasında kesinleştiği, her iki dava dosyasının konularının farklı olduğu, dolayısıyla anılan dosyadaki bilirkişi raporu ile eldeki dava dosyası arasındaki bilirkişi raporlarının da doğal olarak farklı olacağı gerekçesiyle davalı vekilininin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu markanın iptal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 ve 26 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve her ne kadar ilk derece mahkemesince davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de, 6769 sayılı Kanun'un 9 ve 26. maddeleri gereğince kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş olduğunun anlaşılacak olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6150, K. 2024/7460, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6150-e-2024-7460-k-01e91bc7c0f4