Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6124 E. 2024/7850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6124
- Karar No
- 2024/7850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2066 Esas, 2023/1363 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/252 E., 2021/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 1975 yılından bu yana otomotiv yedek parça ticareti yaptığını, ... Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ibareli markanın, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2015/45258 kod numarası ile 26.05.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile 11.07.2016 tarihinde 12. sınıfta yer alan emtialar bakımından müvekkili adına tescil edildiğini, davalının ... Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. markası ile ayırt edilemeyecek kadar birebir aynı ve aynı türdeki hizmetler çerçevesinde kullanımlarının tespit edildiğini, davalının aynı marka ve ticaret unvanını kullanmaya son vermesi için ihtarname ile ihtar edildiğini, davalının marka hakkına tecavüz oluşturan ve haksız rekabete neden olan eylemlerine son vermediğini, 04.02.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde davalının eski ticaret unvanı olan ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi değiştirerek müvekkili ile birebir aynı hale getirdiğini, bu unvanla otomotiv yedek parça satışı yaptığını ve müvekkilinin markasını haksız biçimde kullanarak kazanç sağladığını, davalının aynı unvan ve markanın kullanılmasından kaynaklı olarak müvekkili olan şirkete ait bir araca haciz konulduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüzün kaldırılmasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın 11.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili olan şirketin uzun yıllardır ticaret unvanı olarak kullandığı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şti. ibaresinin kullanımının markasal kullanım kapsamında değerlendirilemeyeceğini, müvekkili şirketin 1982 yılında şirket ortaklarından ... tarafından kurulmuş olduğunu, 2003 yılında ortaklarının değiştiğini, bu tarihten itibaren ticari faaliyetlerini kendi soyisimleri olan ... unvanı altında devam ettirdiklerini, şirket unvanı olarak kullanılan ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şti. ifadesinin markasal kullanım olarak kabulü halinde dahi, müvekkili olan şirketin ortağı adına TÜRKPATENT nezdinde 13.11.2008 tarihinde 2008/65714 numarası tescil numarasıyla kaydedilen ... markasının varlığı karşısında davacı yanın tüm taleplerinin mesnetsiz olduğunu, söz konusu markanın koruma süresinin devam ettiğini, davacı adına kayıtlı marka tescilinin, müvekkili olan şirketin ortağının ... markası tescilinden yaklaşık 7 yıl sonra yapıldığını, müvekkilinin ... markasına ilişkin haklarının davacıya göre öncelikli olduğunu, davacı şirket araçlarına haciz konulduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu hususun ticaret siciline ... unvanıyla kayıtlı başka bir şirketle davalı unvanının karıştırılmasından ileri geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 17.01.1984 tarihinde davacı şirketin ticaret unvanının tescil edildiği, davalı şirketin talebine konu ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti. unvanının ise 30.01.2003 yılında tescil edildiği, davacının 14.02.2020 tarihine kadar bu kullanıma sessiz kaldığı ve sessiz kalınan bu sürenin davacı yönünden hak kaybına sebep olacak derecede uzun olduğu, aynı sektörlerde faaliyet gösteren taraflardan, tacir olan davacının basiretli bir tacir olarak hareket etme yükümlülüğü çerçevesinde bu kadar uzun süre sessiz kalmanın hak kaybı olarak ortaya çıkan sorumluluğuna katlanmak zorunda olduğu, her ne kadar davacı marka hakkına tecavüz iddiaları çerçevesinde davasını ikame etmiş ise de davalının ticaret unvanı dışında söz konusu markayı ticaretinde kullandığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, ticaret unvanının işlevine uygun kullanımını aşar bir şekilde markasal kullanımının dosyada tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin esasa ilişkin kararının yerinde olduğu, ayrıca davacı vekilince davada tecavüzün tespiti istemlerinin olmadığını, bu nedenle reddedilen davada bu yönden verilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de; davacının marka hakkına yönelik tecavüzün sona erdirilmesi isteminin bulunduğu, bu istemin reddi nedeniyle verilen aleyhe vekalet ücretinin yerinde olduğu, kararda "Sona erdirilmesi" yerine "Tecavüzün tespiti" ibarelerine yer verilmiş olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün sona erdirilmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.