Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6074 E. 2024/7444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6074
Karar No
2024/7444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1236 Esas, 2023/146 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/825 E., 2020/245 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari alışveriş olmadığını, davacının davalıya borcunun olmamasına rağmen hakkında çeke dayalı olarak icra takibi başlatılarak borcun tahsiline çalışıldığını ileri sürerek davaya konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir yazılı belge sunmadığını, çekin bir nevi nakit ödeme vasıtası olduğunu, davacı tarafın da dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, düzenleyen kısmında imzası bulunduğunu, dolayısıyla davacının yetkili hamil davalıya düzenlemiş olduğu çek üzerinde yazılı tutarı ödemeyi taahhüt ettiğini, bu durumda davalının alacak hakkının hukuki dayanağı olan çek karşısında davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini belirterek, davacının davasının reddine, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek gecikmeden doğan zararların davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ispat yükünün bedelsizlik iddiasında bulunan kambiyo senedi borçlusunun üzerinde olduğu, borçlu tarafından bedelsizlik iddiasının senede karşı senetle ispat kuralları gereği kesin delillerle ispatlanması gerektiği, dava dilekçesindeki iddiaların tanık delili ile ispatlanamayacağı, somut olayda davacı tarafından bedelsizlik iddiasının dayanağı olan yazılı bir delil sunulamadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü maddesi uyarınca 60.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için mahkemece verilip uygulanan bir ihtiyati tedbir kararı bulunması, başka bir ifade ile tedbir nedeniyle alacaklının alacağını geç alması nedeniyle zarara uğramış olması gerekli olup, somut olayda mahkemece davacının tedbir talebi tensiple kabul edilmiş ise de, teminatı yatırılmak suretiyle uygulanmış bir tedbir kararı bulunmadığından, bu haliyle tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6074, K. 2024/7444, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6074-e-2024-7444-k-682aa7739c48