Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6015 E. 2024/8300 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6015
Karar No
2024/8300
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1106 Esas, 2023/1053 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili, davalıya ait başvuru konusu “...” ibaresi ile müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının ... ibaresi itibariyle tamamen aynı olduğunu, itiraz konusu markanın herhangi bir ayırt ediciliğinin ve ayırt edici unsurunun bulunmadığını, her iki markanın da 3.sınıftaki malları kapsadığını, markaların aynı alanlarda, aynı sınıflarda, alt sınıflarda olmasının ve her iki markanın işitsel, görsel, kavramsal benzerliğe sahip olmalarının ortalama tüketici algısında karışıklığa sebep olacağını, davalı yanın müvekkilinin 2000’li yılların başından beri koruma altında olan, tanıtımı yapılan, reklam gücünü haiz zihnlerde yer eden “...” ibareli markasından fayda sağlamak istediğini ileri sürerek 26.02.2020 tarih ve 2020-M-1287 sayılı TÜRKPATENT YİDK kararının iptaline, 2019/27462 başvuru numaralı ... ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili, müvekkiline ait marka isminin “...” olduğunu, markayı oluşturan kelime, logo, renklendirme ve yazı karakterleri ile davacı firma markaları arasında iltibasa yol açacak kadar benzerlik bulunmadığını, marka ibarelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen 6769 sayılı SMK m.6/1 gereğince hükümsüzlük şartlarının ve marka hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için kanunda öngörülen hallerin bulunmadığını, davaya konu YİDK kararında gerekli tüm araştırmalar yapılarak hukuka ve hakkaniyete uygun karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet davacı markaları arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasının davacı markalarının serisi olarak da algı yaratmadığı, ... ibareli davacı markaları ile 2019/27462 sayılı “...” ibareli davalı ... başvurusu arasında 6769 sayılı SMK’nun 6/1 maddesi kapsamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6015, K. 2024/8300, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6015-e-2024-8300-k-396975e071dd