Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6012 E. 2024/7551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6012
Karar No
2024/7551
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1075 Esas-2023/1018 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2021/128 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiğini, 40 yılı aşkın süredir aralıksız ve yoğun olarak kullanması sonucu markaların tanınmış hale geldiğini, bu tanınmışlığın markalar siciline kayıt edildiğini, ... markasının tanınmışlığına dair yargı kararlarının mevcut olduğunu, davalı şirketin başvuru konusu yaptığı 2018/120644 sayılı “... GRUP” ibareli marka başvurusunun ilanına itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazının YİDK tarafından ret edildiğini, oysa davaya konu “... GRUP” ibaresinin müvekkilinin tanınmış olan ... markasına ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, ilgili tüketicinin davalıya ait markayı ilk gördüğünde bu markanın müvekkiline ait ... markası sanacağını, ... markasının yeni bir versiyonu olarak düşüneceğini, davaya konu olan markanın tescilli halinde bu markayı müvekkilinin tanınmış seri marka ailesinin bir üyesi zannedilmesi durumunun gündeme gelebileceğini, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında 1935 yılından bu yana ticari hayatta faaliyet gösterdiğini, davaya konu olan başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2018/120644 sayılı “... GRUP” markasının hükümsüzlüğüne, YİDK’nın 2019-M-11471 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının bütüncül algı, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olacak şekilde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının esas unsurunu oluşturan ... kelimesinin işini iyi bilen yetenekli kimse anlamına gelen ER kelimesi ile akıl anlamındaki Us kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu, anlamsal olarak davacı şirket adına tescilli ... markalarından farklı olduğunu, markalar arasında herhangi bir bağlantı kurulmasının mümkün bulunmadığını, davacının 35 ve 44 üncü sınıflardaki ürün ve hizmetler bakımından ciddi kullanımını ispat edemediğini, davacı şirketin ... ibareli markasını tanınmış marka olduğunu ileri sürse de 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi kapsamında davacı şirketin Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu ispatlayamadığını, davacının aynı maddenin üçüncü, altıncı ve dokuzuncu fıkrası hükümlerine ilişkin iddiaların ise yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "... GRUP+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli itirazına mesnet tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olmadığı, davacı tarafın "... GRUP+şekil" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğini kanıtlayamadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın "... GRUP+şekil" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamındaki iddiasını kanıtlayamadığı, başvurunun kötüniyetli yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının dava konusu başvurusu olan "... GRUP+şekil" ibaresi ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "..." esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın olmadığı, davacı tarafın "... GRUP+şekil" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında, önceye dayalı kullanımın ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanamadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartların somut olayda bulunmadığı, davacı tarafın "... GRUP+şekil" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamındaki iddialarının kanıtlanamadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6012, K. 2024/7551, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6012-e-2024-7551-k-bba3dad9811e