Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5950 E. 2024/7811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5950
Karar No
2024/7811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1113 Esas, 2023/1073 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2021/75 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nün 35 ve 37 inci sınıflarda “...” ibaresi ile marka tescil talebinde bulunduğunu, yayına yaptıkları itirazın reddedildiğini, dava konusu markanın davacıya ait tescilli markalar ile iltibas doğurabileceğini, davacının seri markalarının devamı olarak algınabileceğini, emtia kapsamlarının ve marka işaretlerinin benzer olduğunu, “...” ibaresini birebir içerdiğini, müvekkiline ait ... ibareli alan adı ile de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında benzer olduğunu, müvekkili şirkete ait “.../...” markalarının tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanmış tanınmış markalar olduğunu, davacının bundan haberdar olduğu halde aynı ibareli başvuru yapmasının kötü niyeti gösterdiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nin 16.03.2020 tarih ve 2020/M-1776 sayılı kararının iptaline, 2019/47272 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesinitalep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; “...” ile “...” ibarelerinin ortalama tüketici kitlesinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tanınmışlık ve kötü niyet sebebi ile ret için gerekli kanıtların sunulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/47272 sayılı, “...” ibareli marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacı markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu nedenle davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin başvurusuna konu "..." ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markalar arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “...” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, ".../..." ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "..." şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5950, K. 2024/7811, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5950-e-2024-7811-k-a5381ab92e62