Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5688 E. 2024/7306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5688
Karar No
2024/7306
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/641 E., 2023/703 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/465 E., 2020/305 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şahsın 2017/18968 sayılı “... Europa” ibareli marka başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi uyarınca itiraz ettiğini, ancak itirazının davalı Kurumca reddedildiğini, müvekkilinin yaklaşık 80 tane markası bulunduğunu, 2016 61993 tescil numaralı ... İstanbul, 2015 03218 tescil numaralı İstanbul Tramvayı, 2013 50520 numaralı Ulaşım İstanbul, 2012 89225 numaralı m üsküdar – sancaktepe metrosu, 2012 89165 numaralı m İstanbul metrosu, 2010 66758 ... İstanbul www.metroistanbul.com markalarının bunlardan birkaçı olduğunu, dava konusu “... europa” markasındaki “...” ve “europa” ibarelerinin ikisinin de genel ve kapsayıcı nitelikte bulunduğunu, markadaki ifadelerin her ikisinin de ayırt edici bir vasfa sahip olmadığını, bu tür ibarelerin markanın temel fonksiyonu olan ayırt etme işlevini yerine getirmeyen ve ilgili mal veya hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu, mutlak ret sebeplerinin göz ardı edilmesinin yanında yapılan marka başvurusunun müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olup tüketici nezdinde karışıklığa sebep olacak nitelikte olduğunu, bu sebeple marka başvurusunun SMK'nın 6 ncı maddesi çerçevesinde reddinin gerektiğini ileri sürerek 2017/18968 numaralı marka başvurusuna ilişkin itirazlarını reddeden 2019-M-9152 sayılı YİDK kararının mutlak ret sebepleri dikkate alınmadan tesis edildiği de göz önünde bulundurularak iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu markanın münhasıran kelime unsurundan oluştuğunu, söz konusu kelime markasının somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğunu, SMK'nın 5. maddesi kapsamında çekişme konusu sınıfta tesciline bir engel olmadığını, davacının redde mesnet gösterdiği markaların kelime, şekil ve renk kombinasyonlarından oluşan farklı tasarıma sahip bulunduğunu, SMK'nın 6. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2009/59937 tescil numaralı “...” markasının sahibi olduğunu ve “...” ibaresini ihtiva eden 100’e yakın markanın da sahibi olduğunu, dava dilekçesinde “...” ve “europa” ibarelerinin genel ifadeler olduğundan bahisle marka tescil başvurusuna konu edilemeyeceğini iddia eden davacının “... Türk” ve “... Türkiye” markaları için de aynı şeyi iddia ettiğini, fakat aynı markaların kendisi adına tescilini talep ederken “tescil konu edilemeyecek olma” halini dikkate almadığını, davacının kötüniyetli olarak kendisi adına tescili reddedilen markaların müvekkili adına yapılan tescillerinin iptalini sağlamaya çalıştığını, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu “... Europa” ibaresinin, Latin alfabesi ile oluşturulmuş olması, iki sözcükten oluşması ve kelime markası olarak sicilde gösterilebilir olması karşısında soyut ayırt edicilik taşıdığı, dava konusu yapılan “... Europa” ibaresinin soyut ayırt ediciliğin yanı sıra somut ayırt ediciliğinin de bulunduğu, dava konusu 2017/18968 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan hizmetlerin davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamındaki hizmetlerle aynı ve benzer olduğu, dava konusu markanın asli unsuru bir bütün olarak “... Europa” ibaresi olduğu, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, 2016/61993 sayılı "M ... İSTANBUL", 2016/61393 sayılı "... Durmaz", 2010/66757 sayılı "... istanbul", 2010/66758 sayılı "şekil+... istanbul" ve 2010/66756 sayılı "... istanbul" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi bulunduğu, dava konusu "... Europa" ibaresinin, davacıya ait itiraz markalarından yeteri derecede farklılaşmadığı, SMK m.6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davalı şahsın müktesep hakkının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile 2019-M-9152 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu “... Europa” ibareli markanın kelime markası olarak sicilde gösterilebilir olması karşısında soyut ayırt edicilik taşıdığı, diğer yandan somut ayırt ediciliğinin de bulunduğu, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, 2016/61993 sayılı "M ... İSTANBUL", 2016/61393 sayılı "... Durmaz", 2010/66757 sayılı "... istanbul", 2010/66758 sayılı "şekil+... istanbul" ve 2010/66756 sayılı "... istanbul" ibareli markalar ile arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi bulunduğu, karşılaştırılan bu markalarda kapsamların da benzer olduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davalı ...'ün, müktesep hak iddiasını dayandırdığı markalarını, dava konusu hizmetler için çekişmesiz kullandığını ispatlayan herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 ve 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri bütünsel inceleme prensibi dikkate alınarak yapılır. Bir başka deyişle her iki markanın bütünen akılda bıraktığı izlenim esas alınmalıdır. Somut olaya gelindiğinde, dava konusu davalı marka başvurusuna konu 2017/18968 başvuru sayılı "... Europa" ibareli markanın davacı mesnet markaları ile benzer olduğundan bahisle yukarıda yazılı hüküm şartlarının gerçekleştiği kabulüyle hüküm kurulmuş ise de taraflar arasında "..." asıl unsurlu markalar bakımından nihayete ulaşmış Dairemiz yargı kararları bulunduğu, yine bunlardan biri olan 2022/6332 Esas, 2024/2705 Karar sayılı kararımızda "..."..." ibaresinin büyük şehirlerde raylı ulaşımın adı olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan bir kısım hizmetler yönünden tanımlayıcı, bir kısım hizmetler yönünden zayıf bir ibare bulunduğu, davacının başvurusuna eklediği "İstanbul" ibaresi, renk ve logo ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacının aynı isimle uzun yıllardır bu hizmeti vermesi nedeniyle artık ortalama tüketicilerin, tarafların markaları arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı ve taraf markalarını birbiri ile ilişkilendirmeyeceği..." yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin onandığı, bu dosya bakımından da davalı gerçek kişinin başvurusuna ek olan Europa ibaresinin başvuruya davacı mesnet markaları karşısında ayırt edicilik katmakta yeterli olduğu, davalı marka başvurusu bakımından Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan iltibas vakasının gerçekleşmeyeceği kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT'in temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5688, K. 2024/7306, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5688-e-2024-7306-k-4a18e553d8be