Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5687 E. 2024/7277 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5687
Karar No
2024/7277
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/900 Esas, 2023/869Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2021/83 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “Puan” kelimesini içeren seri markalarının bulunduğunu, bu kapsamda 2015/29467, 2015/29471, 2017/41066 ve 2017/55144 numaralı markalarının tescilli olduğunu, davalı şirketin 2019/26233 numaralı “YEPUAN” ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarını teşkil eden "PUAN" ibaresinin dava konusu başvuruda da kullanıldığını, nitekim dava dışı üçüncü kişilerin “puan” kelimesini içeren başka başvurularına yaptıkları itirazların, davalı kurum tarafından bazı sınıflar için kabul edildiğini, davalı şirketin tacir olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranmak ve ayrıca dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-10835 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, markalarda ortak olan "puan" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, kötü niyetli tescil iddiasına ilişkin davacının herhangi bir kanıt sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; ortalama tüketici nezdinde değerlendirme yapıldığında, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, söz konusu markaların şekil, yazının konumlandırılması, kullanılan yazı tipi, kelimelerin vurgulanması gibi unsurlar yönünden farklı olduklarını, markalarının “yedikçe puan kazan” imajı verdiğini, kavramsal açıdan da “sınavda tam puan aldıran” imajı veren davacı markasından ayrıştığını, farklı tüketici kesimlerine hitap ettiklerini, “puan” ibaresini içeren 300’den fazla markanın tescilli olduğunu, davacı markalarının zayıf marka niteliği taşıdığını, kötü niyetli tescilden de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı markalarının "puan" unsurunu içerdikleri için zayıf marka niteliği taşıdıkları, zayıf markalarda küçük bazı farklılıkların dahi karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırabileceği, bu kapsamda davacı ve davalı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, YİDK kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvurunun kapsamında 9 uncu sınıf mallarla, 35 ve 43 üncü sınıfta yer alan hizmetler bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 35/05 inci sınıf perakendecilik hizmetleri, 1'den 34 üncü sınıfa kadar olan malların satışına özgülendiği, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında ise 9, 16, 28, 30, 35, 41 ve 43 üncü sınıf mal ve hizmetler bulunduğu, itiraza mesnet 2017/41066 sayılı markanın kapsamında, başvuru kapsamında da yer alan 9 uncu sınıf mallarla 43 üncü sınıf hizmetlerin aynen mevcut olduğu, başvuru kapsamındaki 35 inci sınıf hizmetler de 2017/41066 ve 2017/55144 sayılı davacı markalarının kapsamlarında aynen yer aldığı, buna göre, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, davacı markalarının asli unsurunu teşkil eden "PUAN" ibaresinin, dava konusu başvurunun da asli unsurunu teşkil ettiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklananın ve İlk Derece Mahkemesince de kabul edilenin aksine dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden bu ibarenin çok yüksek olmasa da ayırt ediciliğinin bulunduğu ve asgari bir marka korumasını haiz olduğu, dava konusu başvuruya bu anlamda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı ve bir bütün olarak bıraktıkları intiba itibariyle markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bir kısım tüketicilerin markaların farklı olduğunu algılasalar dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu kanısına varabilecekleri ve markaları ilişkilendirecekleri gerekçesiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurumun temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5687, K. 2024/7277, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5687-e-2024-7277-k-eb6b062229fb