Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5685 E. 2024/7150 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5685
Karar No
2024/7150
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1262 Esas, 2023/1196 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2022/171 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Amasya İli’nde “...” adlı işletmesi ile restaurant sektöründe hizmet verdiğini, müvekkilin işletmesinde imal edilen pide, lahmacun gibi ürünlerde kullanılan kıyma ve etlerin uzun yıllardan beri davalı şirketten temin edildiğini, Tarım İl Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü’nce 22.10.2019 tarihinde müvekkiline ait işletmede yapılan denetimde ‘kıymalı pide harcından’ alınan numunenin 28.11.2019 tarihli analiz sonucunun müvekkiline 14.01.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, numunelerde “histolojik açıdan sakatat serolojik açıdan kanatlı eti” tespit edildiğini, söz konusu tespit üzerine ilgili idarece, müvekkiline 45.000,00 TL ceza kesildiğini ve cezanın aynı gün ödendiğini, cezanın müvekkiline tebliğ tarihinden bir gün sonra çeşitli sosyal medya mecralarında müvekkiline ait işletme hakkında olumsuz yorumlar yapıldığını, gerek bu söylemlere inananların gerekse analiz sonucundan haberdar olanların müvekkilinin işletmesinden ürün almamaya başladığını, davalının bu eyleminin, müvekkili firmaya müşteri gelmesini sonlandırdığı gibi işletmenin gelirinin çok büyük bir kısmını oluşturan paket servis siparişleri de tamamen durdurduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zararının davalı firmanın sattığı kıymadan kaynaklandığını, ayrıca müvekkili gibi ürünleri için et, kıyma teminini davalı firmadan sağlayan, müvekkilinin işletmesinden numune alındığı gün dükkanından numune alınan bir başka restuaurantın (Kardeşler Pide Döner) numunelerinde de aynı şekilde kanatlı hayvan eti ve sakatat olduğunun tespit edildiğini, ürünlerini davalıdan alan iki firmadan aynı tarihte alınan numunelerde kanatlı hayvan eti ve sakatat eti tespit edilmiş olmasının, davalı firmanın eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını ortaya koyduğunu ileri sürerek 300.000,00 TL itibar kaybı/manevi zararın ve bilirkişi incelemesinden sonra belirli hale geldiğinde artılmak üzere şimdilik 35.000,00 TL maddi zararın davalıya çekilen ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 04.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 37.767,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait işletmede yapılan denetim sonucu davacı tarafa idari para cezası kesildiğini, bu durum müvekkili şirketten kaynaklanmamasına rağmen tehdit ve hakaretlerde bulunulduğunu, davacı tarafın tehditlerinden dolayı müvekkil şirketin itibarını korumak için davacı tarafa kesilen idari para cezalarını tebliğ tarihinde ödediğini, her ne kadar davacı taraf idari para cezalarını kendilerinin ödemiş olduğunu beyan etse de bunun doğru olmadığını, ödeme makbuzlarının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetine başladığı tarihten itibaren denetimlere tabi tutulduğunu, denetimlerde alınan numunelere ilişkin analizlerin Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliğine uygun olduğunu, 31.01.2020 tarihli denetimde de ürünlerin tebliğe uygun olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sadece davacıya veya 'Kardeşler Pide' işletmesine satış yapmadığını, müvekkilinin et ve et ürünleri satışı yaptığı vatandaştan daha önce hiç şikayet olmaması ve diğer et ve et ürünleri tedariki sağlanan işletmelere yapılan denetimlerde analiz sonuçlarının Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliğine uygun olmasının müvekkili şirketin sağlık ve kalite standartlarına uygun ürün satışı gerçekleştirdiğini gösterdiğini, davacı ve diğer işletmedeki analiz sonuçlarında kanatlı hayvan eti çıkmasının bu işletmelerin kendi eylemlerinden kaynaklandığını, davacıya ait işletmenin daha önceki tahlil sonuçlarıyla ilgili olarak olumsuz iddialar bulunmasına rağmen müvekkilinin bu iddiaların gerçek olmayacağına güvenerek şirketine ait tabelaları kullanması için davacıya verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu olaya ilişkin Tarım İl Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü'nce 22.10.2019 tarihinde davacıya ait işletmede yapılan denetim sonucu alınan numunelerin Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nde yapılan 28.11.2019 tarihli analizi sonucu, numunelerde histolojik açıdan sakatat serolojik açıdan kanatlı eti tespit edildiği ve söz konusu tespit üzerine ilgili idarece idari para cezası kesildiği ve davacı tarafın histolojik açıdan sakatat serolojik açıdan kanatlı eti davalı şirketten aldığını iddia ettiği, dosya kapsamında histolojik açıdan sakatat serolojik açıdan kanatlı et tespiti yapılan ilgili ürünlerin davacı tarafından davalı şirketten temin edildiğine ilişkin hiç bir yazılı belgenin mevcut olmadığı, taraflar arasında uzun yıllardır et tedariki alışverişi yapılmasının tek başına dava konusu ayıplı ürünlerin davalı şirketten temin edildiğini göstermeyeceği ve bu konuda kesinlik oluşturmayacağı, bir kısım tanıkların ayıplı ürünü davalı şirketin sattığını beyan etmeleri ve beyanların duyumdan ibaret olması, bir kısım tanıkların beyanlarında davalı şirketin ayıplı ürünü satmadığını beyan etmeleri ve davalının ürün sattığı sair işletmelerden benzeri şikayet olmadığı veya aleyhlerine benzer denetim kaydı bulunmadığı dikkate alındığında tanık beyanlarında ayıplı ürünün davalı şirketten temin edildiği hususunda kesinlik ve netlik bulunmadığı, davalıyı ilzam edecek delil ve tespitin belirlenemediği, kaldı ki davalı şirketin et numuneleri üzerinde yapılan inceleme de ayıplı bir ürünün bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafın zararı veren fail olduğunu iddia ettiği davalı tarafın eylemin faili olduğu ve olayda kusurlu olduğunu ve haksız fiilini gerçekleştiren olduğu iddiasını ispat edemediği buna ilişkin kesin ve somut bir delil sunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davaya konu histolojik açıdan sakatat serolojik açıdan kanatlı etin davalı tarafından temin edildiğine ilişkin kesin somut ve net bir delil bulunmaması dolayısıyla, toplanan delillerle varılan hukuki kanaat yönünde haksız fiil niteliğindeki eylemi davalının gerçekleştirdiği hususunun sabit olmaması nedeniyle ciro ve kârdaki değişkenlikten davalının hukuken sorumlu tutulmasına olanak görülmediği gibi manevi zarardan davalının mesul olmasını gerektirir hukuki neden görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı işletmesinde kullanılan kıymalı pide harcından alınan numunelerde tespit edilen "histolojik açıdan sakadat serolojik açıdan kanatlı etin" davalıdan satın aldığı hususunun ispat edilememiş olması nedeniyle yerel mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, maddi ve manevi tazminat davasının tamamının reddi halinde avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3-4 ve 13/4 maddelerine göre davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tedarikçinin davacıya ayıplı ürün sattığı iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5685, K. 2024/7150, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5685-e-2024-7150-k-58e8d802fc03