Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5523 E. 2024/7239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5523
- Karar No
- 2024/7239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/499 Esas, 2023/1040 Karar HÜKÜM : Davanın reddi (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E., 2021/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu Antalya 7.İcra Müdürlüğü 2013/1345 E. nolu dosyadan borçlunun Kemer’de bulunan taşınmazlarına haciz konulduğunu akabinde satış işleminin Kemer İcra Müdürlüğü 2017/1057 Talimat dosyasından gerçekleştiğini, satış neticesinde borçlu tarafından ihalenin feshi davaları açıldığından kendilerine ödeme yapılmadığını, Kemer İcra Müdürlüğü tarafından 31.05.2018 tarihinde ihale bedelleri 540.500,00 TL ve 179.450,00 TL için ... Kemer Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ayrı ayrı hesap açılarak bir aylık vade ile nemalandırılması istenildiğini, yine Kemer İcra Müdürlüğü tarafından 26.06.2018 tarihinde ihale bedeli 1.201.000,00-TL için ... Kemer Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ayrı ayrı hesap açılarak bir aylık vade ile nemalandırılması istenildiğini, buna rağmen davalı bankanın ihalenin feshi davası süreçlerinde bedellerin yatırılma tarihinden 14.06.2019 tarihine kadar davalı bankanın vadeli hesaplara kendi bankasının uyguladığı rayiç faize ve 5 büyük bankanın uyguladığı ortalama faize göre çok düşük faiz işlettiğini, bu şekilde icra müdürlüğü talimatını bilerek eksik uyguladığını, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin beşinci fıkrasının amir hükmünün kıymet takdiri bitene kadar nemalandırmak olup bu nemalandırmanın iyiniyetli olarak rayiç piyasa/bankacılık şartlarına uygun ifasının gerektiğini, İcra Müdürlüğünün kendisine banka cüzdanları geldiği halde nemalandırmanın hangi şartlarda olduğunu kontrol etmediği gibi eksik nemalandırmanın rayiç piyasaya şartlarına getirilmesi içinde görevini ifa etmediğini, 2004 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca davalı ...'nın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra satış bedellerinin davalı banka şubesine yatırılma tarihinden 14.06.2019 tarihine kadar eksik nemalandırıldığından uğranılan maddi zararının tespitini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra davasını 283.664,43'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddia ettiği şekilde açılan hesaplara uygulanan faiz oranlarının düşük olması ve faiz oranlarındaki fark nedeni ile kaybının söz konusu olmadığını, ihale bedelinin nemalandırılmasının tamamen müvekkili bankanın rutin prosedürüne uygun olduğunu belirterek haksız ve yersiz davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İcra Müdürlüğü'nce yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın müvekkili idare aleyhine tazminat davası açma hakkının olayda gerçekleşmediğini, davacı tarafın idare ve idare görevlilerin eyleminden dolayı gerçeklemiş bir zararının söz konusu olmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, Ankara 7. İcra Müdürlüğü 2013/1345 E. sayılı dosyasında haciz işlemi uygulanarak borçlunun taşınmazlarının satılması üzerine ihale bedellerinin nemalandırılması için ... Kemer Şube Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerede, ihale bedellerinin açılacak vadeli hesaba ait banka dekontu ile taşınmazın ihale bedelleri için ayrı ayrı hesap cüzdanlarının müdürlüğe gönderilmesi, vade sonları biriken faiz miktarı ile birlikte birer aylık vadeler şeklinde her ay nemalandırmaya devam edilmesi gereğinin arz edildiği, vadeli hesap açılarak hesap cüzdanlarının icra müdürlüğüne gönderildiği, davalı banka tarafından aylık %5,50 faiz oranı uygulandığı anlaşılmakla icra müdürlüğünün hesap cüzdanlarının davacı alacaklıya tebliği zorunluluğunun olmadığı, bu nedenle 2004 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamında icra memurunun kusurlu işlemi bulunmadığından davalı ... yönünden davanın reddinin gerektiği, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından davalı bankanın fiilen uyguladığı belirtilen faiz oranlarına göre yapılan hesaplama doğrultusunda davacının 283.664,43 TL zararı için davalı bankanın sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... Bankası yönünden davanın kabulü ile toplam 283.664,43 TL tazminatın 100.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 30.09.2019 tarihinden itibaren bakiye 183.664,43 TL tazminatın ıslah tarihi olan 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı Banka vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, 2004 sayılı Kanun'da ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak ihalenin feshine yönelik şikayet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar paranın bankalarda nemalandıracağı hususu belirtilmişse de paranın hangi bankada ve hangi faiz oranında nemalandırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, somut olayda icra memurunun 31.05.2018 tarihli ... Kemer Şube Müdürlüğüne yazdığı müzekkerede, dava konusu ihale bedellerinin açılacak vadeli hesaba yatırılmasını, vade sonları biriken faiz miktarı ile birlikte birer aylık vadeler şeklinde her ay nemalandırılmaya devam edilmesinin talep edildiği, icra memurunun işleminde bir usulsüzlük ya da ihmalin bulunmadığı, nemalandırmaya uygulanacak faiz oranında takdir hakkına sahip olmadığı, bu nedenle icra memuruna kusur atfedilemeyeceğinden 2004 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine dayanarak davalı Bakanlık aleyhindeki davanın reddinin yerinde olduğu; dava konusu ihale bedellerinin nemalandırılmasına ilişkin bir yasa hükmü bulunmamakla birlikte ... Personel Genel Müdürlüğünün, 82084579/7176 sayılı, “nemalandırma” konulu, 22.09.2017 tarihli genelgesinde, icra iflas dairesince ihalenin feshi davası açılması veya sıra cetveline itiraz veya şikayet halinde bedelin bakanlığın ekli 104/1 sayılı genelgesi gereğince kamu bankası olarak hizmet veren ... Bankası, Halk Bankası ve ... Bankası'nın ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın "mevduat ilan edilen yıllık faiz oranları bildirim formu" ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak "tabela faizi (cari faiz)" oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılmasının belirtildiği dikkate alındığında davalı ... Bankası Kemer Şubesi tarafından dava konusu ihale bedellerine uygulanan faiz oranında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/9086 E., 2023/1829 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, bu itibarla davalı ... Bankası yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı Banka vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ihalenin feshi davası süresince ihale bedelinin eksik nemalandırıldığı iddiasına dayalı olarak bu eksiklikten davalı Bakanlık ve bedelin nemalandırıldığı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 134 sayılı maddesi 3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, ihalenin feshi davası süresince davacı alacaklıya ödenmeyip davalı Banka nezdinde bekletilen bedelin eksik nemalandırıldığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, alınan bilirkişi raporunda davalı bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı ile değil sabit %5,5 faiz oranı ile dava konusu bedeli nemalandırdığı belirtilmişse de Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde uygulanmış olan faiz oranında usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı Banka aleyhindeki davanın reddine karar verilmiştir. Davalı Banka tarafından Mahkemeye sunulan 02.06.2021 tarihli yazıda; diğer davalı Bakanlık ile aralarında faiz oranları ile ilgili bir protokol olmadığı, 104-1 sayılı Bakanlık Genelgesinin yanı sıra uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla ... Personel Genel Müdürlüğü'nün 22.09.2017 tarih ve 82084579/7174-7176 sayılı yazısının mevcut olduğu, buna göre vadeli hesapların faiz oranları ile ilgili olarak T.C. ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına (TCMB) bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduata uyguladıkları tabela faizinin referans olarak belirlendiği ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırma yapılması hususunun bildirildiği belirtilmiş; 01.11.2019 tarihli Mahkemeye sunulan cevabi yazıda ise uyuşmazlığa konu tarihleri de kapsayan 08.02.2018 ile yazı tarihi arasında Türk Lirası mevduata uygulanan faiz oranının aylık, 3 aylık, 6 aylık ve bir yıllık bazda %5,5 olduğu bildirilmiştir. Bununla birlikte, dava dışı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının 08.01.2020 tarihli cevabi yazısında ve ekli tabloda 2018 yılı Ağustos ayından itibaren davalı Banka tarafından Türk Lirası üzerinden açılan mevduat hesaplarına fiilen uygulanan azami faiz oranlarının 1 aya kadar vadeli olmak üzere %19,50 ila %28 arasında değişkenlik gösterdiği belirtilmiştir. Davalı Bankaca Mahkemeye bildirilen faiz oranı ile TCMB tarafından davalı Bankaca uygulandığı belirtilen faiz oranları birbirinden farklı olup, bu oranlardan hangisinin davalı bankanın mudilerine 1 aya kadar vadeli mevduata fiilen uygulamış olduğu faiz oranı olduğu hususunda tereddüt hasıl olduğundan, öncelikle alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla bu husustaki çelişki giderilerek fiilen davalı bankanın mudilerine uyguladığı mevduat faizinin tespitine çalışılıp, dava konusu bedele davalı banka tarafından eksik faiz uygulanıp uygulanmadığı üzerinde durularak bu cihette yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3.Bozma sebep ve şekline göre davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,09.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.