Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5442 E. 2024/8646 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5442
Karar No
2024/8646
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/974 Esas, 2023/1040 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/286 E., 2019/1209 K. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... Yasin Karaca dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... ...'nın dava dışı ... Yayıncılık Eğitim Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin ortakları olduklarını, müvekkilinin 16.02.2009 tarihinde şirketin %45 payını devir alarak ortak olduğunu, müvekkilinin özellikle 2009 ve 2010 yıllarında şirkete nakit para vermesine rağmen, diğer ortakların bu borçları ödemekten kaçındıklarını, müvekkilinin 2010 yılı başında şirketten 203.608,39 TL alacaklı hale geldiğini, müvekkilinin müşterek imza ile şirketi temsil yetkisine sahip olmasına rağmen, davalı ve diğer ortaklarca şirketten uzaklaştırıldığını, şirkete girişinin engellendiğini ve şirketin adresinin müvekkilinin izni olmadan değiştirildiğini, tüm bunların mal kaçırma niyetini gösterdiğini, davalının, müvekkili hakkında şirkete ait makinelerin beyinlerini çaldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunması nedeniyle kamu davası açıldığını, müvekkilinin adres değişikliğinden sonra makinelere ulaşamadığını ayrıca müvekkili ile şirketin mali müşaviri olan babası hakkında şirketin ticari defterlerinin çalınması ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasına rağmen takipsizlik kararı verildiğini, şirkete ait bazı makinelerin davalı ve eski ortakça Kayseri'de bulunan ... Bas. Yay. Gıda Ltd. Şti.'ne satıldığının belirlendiğini, Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/26 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte, bu makinelerin davalı ... Ltd:şti.'ne satıldığının belirlendiğini, satış protokolüne ekli listedeki ürünlerin davalı şirkete ait olmayıp, ... A.Ş'.ye ait olduğunu, davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede makinelerin ... Matbaacılık şirketinden satın alındığının bildirildiğini, makinelerin ... A.Ş'.den ne şekilde dışarı çıkarıldığını anlaşılamadığını, satış işlemi sırasında davalı ... ile dava dışı eski ortak Doğan Duman'ın hazır olduğunu, makinelerin şirketi zarara uğratmak amacıyla davalı tarafından satılmasına rağmen bedellerinin ... A.Ş. hesabına aktarılmadığını, müvekkilinin bu satışa muvaffakatı bulunmadığından satış bedelinin şirkete aktarılması gerektiğini ileri sürerek şirkete kayyım atanmasına, makinelerin değerinin tespitine, makine satılmış ya da mevcudiyeti tespit edilemeyenler için bedellerinin ... A.Ş. hesabına aktarılmasına, şimdilik 50.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ... A.Ş.'nin ticari defterlerin incelenmesi ile ilgili olarak Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/736 E. sayılı dosyasının celp edildiği, anılan dosyada ya da ekinde ... A.Ş.'ye ait defter ya da kayıtlara rastlanmadığı, bunu ihtiva eden herhangi bir bilirkişi raporunun alınmadığı, ticari defter ve belgelerin sunulmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu (6100 sayılı Kanun) hükümleri gereği Mahkemece yapılan tüm yazışmalara da olumlu cevap verilmediği, dava dışı şirketlerle de illiyet bağının tespitinin yapılamadığı, bu haliyle makinaların şirket zararına olacak şekilde şirket mal varlığından çıkartılmasına yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, davacının, şirketin uğradığı zararı somut olarak ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile davalı ...'nın dava dışı ... A.Ş.'nin ortakları olup, 06.02.2009 tarihinde yapılan genel kurula göre davacı, davalı ... ile ... ...'nın 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri, davacı ve davalının müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmak amacıyla şirketin ticari defterlerinin ibrazının istendiği, davalı tarafça, şirkete ait ticari defterlerin davacının babası tarafından alınarak iade edilmediği iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğu ancak takipsizlik kararı verildiği, ticari defterlerin ibraz edilmemesi üzerine Mahkemece 08.11.2018 tarihli oturumda davacı vekiline açıklama yapmak için süre verildiği, davacı vekilinin 21.02.2019 tarihli oturumda ticari defterlerin ... Basım şirketinden istenmesinin talep edildiği, davacı ve davalı ... tarafından temsil ve ilzamın birlikte kullanıldığı dikkate alınarak şirkete ait ticari defterlerin her ikisinin uhdesinde olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasındaki ceza yargılamaları dikkate alındığında, ticari defterlerin davacı veya davalıda olduğudan söz edilemeyeceği, tarafların karşılıklı şikayetleri üzerine Bakırköy 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/736 E. sayılı dosyasında haklarında ayrı ayrı güveni kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında beraat kararı verilmiş olup, 20.04.2021 tarihinde verilen beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, tarafların beyanlarından, her iki tarafın şirket iş ve işlemleri ile ilgilenmedikleri ve şirketin borçları nedeniyle çeşitli hacizler yapıldığı, bu kapsamda şirketin mal varlığının haczedildiği, Şirkete ait makinelerin gerek haciz sonucu el değiştirmesi gerekse şirket borçları karşısında devir edildiği olgusunun aksine bir kanıtın davacı tarafça sunulmadığı, Şirketin gerçek bir zararından söz edilebilmesi için şirkete ait taşınırların davalı ortak tarafından satılarak parasının davalı ortağın uhdesinde tutulması gerektiği ancak bu gibi bir husus şirketin ticari defterleri ile usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerektiği, davalının savunması ile tarafların karşılıklı şikayetleri dikkate alındığında, şirkete ait makinelerin, şirketin faaliyetleri ve amacı dışında davacı tarafından satıldığının usulüne uygun delillerle kanıtlandığından söz edilemeyeceği, davacının da yönetici olduğu göz önüne alındığında şirketin zarar olgusunun şirkete ait belgelerle, yönetici ortak olan davacı tarafından ortaya konması gerektiğinden ve bu yöne ilişkin bir delil ibraz edilmediğinden, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5442, K. 2024/8646, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5442-e-2024-8646-k-c418a0011d4a