Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5419 E. 2024/7241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5419
Karar No
2024/7241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/911 Esas, 2023/857 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/242 E., 2021/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2019/81460 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın davalı TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayniyet derecesinde benzediğini, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini ve kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2020/M-5018 sayılı kararının iptaline ve davalının tescil başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını, kötü niyet iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının 2019/81460 sayılı "..." ibareli başvuru markası kapsamında yer alan emtialar ile davacı yanın 2012/15917 sayılı markası kapsamında olan emtiaların aynı, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile davacı yanın diğer markaları kapsamında yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, dağıtımına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” emtialar ile ilişkili olduğu, dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olduğu ancak davalı markasında "..." ibaresinin slogan şeklinde yazıldığı ve ibarenin bir bütün olarak algılandığı, davacı markalarında standart yazı karakteri ile yazılan "... COLOR UP" markasının da bir bütün olarak algılandığı ve bir slogan şeklinde yazıldığı, davacı tarafa ait diğer markalarda "..." ibaresinin esaslı unsur konumunda olduğu, renk ve stilize yazım şekli ile oluşturulan markalarda, slogan unsurunun markanın tali unsuru konumunda olduğu, İngilizce dilinin çok yaygın olarak kullanıldığı ülkemizde, sözkonusu "..." ibaresinin de yaygın olarak kullanılabilecek bir emir kipi olduğu, dolayısıyla, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, buna göre taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında İngilizce "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de bu ibarenin Türkçe'de "haydi" anlamına geldiği, "-lim, -lım" şeklinde kendini de katarak karşıdaki kişiyi bir şeyi yapmaya "davet edilmesi" için kullanıldığı, İngilizce konuşma dilinde yaygın kullanılan bir emir kipi olması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğu, zayıf bir marka olarak kabul edilmesi gerektiği, bu hale göre marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira zayıf markaların koruma alanlarının daha dar olduğu, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da itiraza mesnet markalar "haydi boyayalım, haydi renklendirelim" gibi anlamlara gelmekte iken başvurunun "haydi ayarlayalım/uyumlayalım" anlamını aldığı, tanınmışlığın ispatlanamadığı, kaldı ki taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, kötü niyete ilişkin somut veri bulunmadığı, öte yandan bilirkişi raporuna itiraz üzerine yeni rapor alınmadığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı başvuru markasının hükümsüzlüğü talebinin yerindeliği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5419, K. 2024/7241, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5419-e-2024-7241-k-93945eb72bd6