Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/541 E. 2024/3849 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/541
Karar No
2024/3849
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2260 Esas, 2022/1918 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/859 E., 2022/478 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ithali ve satışı yapılmakta olan Renault ... marka kamyonlardan 29 adet hafriyat kamyonu satın alınması hususunda sözleşme yapıldığını, dört partide kamyonların teslim edildiğini, ilk parti teslim edilen araçların faturalarının davalı firma tarafından düzenlendiği, daha sonra teslim edilen araçların faturaların davalı tarafından yetkili bayilerinden ... Otomotiv unvanlı şirkete düzenlettirildiğini, ancak gerçek satış ve teslimlerin ... ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, 2017 yılındaki ilk 8 kamyonun törenle teslim edildiğini, satıcı firma personeli tarafından müvekkili şirket personeline işletme sahasında eğitim verildiğini, yaklaşık 2 yıllık sürede 3 adet dava konusu kamyonun diğer kamyonların performans ve verimine ulaşmadığı gibi deneyimli sürücüler tarafından kullanılmasına rağmen muhtelif arızaların ortaya çıktığını, yapılan inceleme sonucu üç adet kamyonun sözleşmeye uygun olmadığı ve satıcı firma genel müdürünün açıklamalarında belirttiği özellikleri taşımadığı, inşaat şantiyesi aracı özelliklerini taşıdığının anlaşıldığını, davalı tarafından gerekli tamirlerin ücretsiz olarak yapıldığını, ancak araçların farklı olduğunun Mayıs 2020 ayına kadar davacıya açıklanmadığını, davacı tarafından başka bir uzman görüşünün alınması neticesinde Mayıs 2020 yılında farklılığın ortaya çıktığını, şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede dava konusu araçların diğerlerinden farklı olduğu ve maden hafriyatına uygun olmadığının satıcı firma tarafından bilinerek, diğer araçlarla aynı özellikteymiş gibi gösterilerek satışının yaptırılmış olduğunun öğrenildiği, davalı şirket yetkilileri ve ... Türkiye temsilcisi ile yapılan Mayıs-Haziran 2020 tarihlerinde yapılan görüşmede 3 adet aracın diğer araçlarla aynı nitelikteki araçlar ile değiştirilmesi, iki yıllık süredeki arıza ve iş kaybından kaynaklanan mağduriyetin de giderilmesini teminen sözleşmeye uygun yeni araçlar ile değiştirileceği taahhüt edilmiş olmasına rağmen 03.07.2020 tarihli mail yazısı ile araçların tamir edilmesi ya da fark bedel ile yeni araç verilmesinin teklif edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete yapılan üç adet kamyona ilişkin satışın ilgili mevzuata ve ticari örf adete uygun olmadığını ileri sürerek basına yapılan açıklamalarda belirtilen nitelikler ve satışı yapılan diğer 26 aracın niteliklerine uygun olmayan üç adet aracın satış sözleşmesine konu diğer araçlarla aynı nitelikteymiş gibi belirtilerek ve gösterilerek satılmış olması nedeni ile araçların taahhüt edilen özeliklerin bulunmamasından dolayı uğranılan üretim kaybından kaynaklanan maddi zarardan şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın, uğranılan manevi zarar nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tazminine, 3 adet kamyonun diğer 26 kamyon ile aynı nitelikteki yenileriyle bedelsiz olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın muhtelif tarihlerde farklı model araçlar satın aldığını, dava konusu araçların davalı şirketin yetkili bayilerinden ... Oto. İnş. Taş. Pet. Ürn. Gıd. San. Tic. A.Ş.'den satın alındığı, davanın zamanaşımına uğradığını, araçlarda ayıp bulunmadığını, arızaların kullanım hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 06.07.2020 tarihli ihtarnamede, 29 adet kamyon satın alındığı, üç adet kamyonun sözleşmeye konu ürün gamının özelliklerini taşımadığı, şantiye gamı olarak gösterilen seriden olduğu, 3 adet aracın geri alınarak yerine sözleşmeye uygun olan diğer kamyonların niteliklerinde yeni üç kamyonun fark bedel ve masraf tahakkuk ve talep edilmeden değiştirilmesinin ihtar edildiği, 09.07.2020 tarihli keşidecisi ... ... Otomotiv Ticaret Limited Şirketi olan cevabi ihtarnamede, muhatap ile keşideci arasında maden hafriyat gamında, Renault ... marka 29 adet araç satışına dair akdedilen yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, muhatabın keşideciden satın almış olduğu sekiz aracın bulunduğu, 3 adet aracın yetkili bayi ... firmasından satın alındığını, bahse konu araçların yenileriyle değiştirileceğinin keşideci şirket tarafından taahhüt edildiğine dair iddiaların gerçekle bağdaşmadığı, üç aracın teknik özelliklerinin bilinerek ve isteyerek satın alındığını, araçların yenileriyle değiştirilmesinin mümkün olmadığının ihtar edildiği, davaya konu üç adet aracın faturasının dava dışı ... Otomotiv tarafından davacı şirket adına düzenlendiği, davacının ticari kayıtlarına işlendiği, davacı tarafın, davaya konu araçlar yönünden davalı ile aralarında satım sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu yazılı delillerle ispatlayamadığı, dava konusu araçların dava dışı ... Oto. İnş. Taş. Pet. Ürn. Gıd. San. Tic. A.Ş.'den satın alındığı tespit edildiğinden davacının araçların yenisinin değiştirilmesi talebi ile üretim kaybından kaynaklanan zarara ilişkin talepleri yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesine eklemiş olduğu gazete haberleri kapsamında satım sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu iddia etmiş ise de söz konusu gazete haberlerinde yer alan araçların, dava konusu araçlar olmadığı, ayrıca gazete haberlerinin tacirler arasındaki satım sözleşmesi ilişkisini ispatlayamayacağı, dava değeri dikkate alındığında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davalı tarafından davacıya gönderilen 09.07.2020 tarihli cevabi ihtarnamede, davalının dava konusu üç adet araç yönünden satım sözleşmesi ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği, ancak iyi niyet kapsamında ve ticari jest olan ihtarnamede teklif edilen hususun davaya konu araçların satım sözleşmesi ilişkisini ispatlayamayacağı gerekçesiyle davanın, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı usulden reddine karar vcrilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kamyon faturaları dava dışı şirket tarafından düzenlenmiş ise de gerçek satışın davalı tarafından yapıldığını, davalı tarafından 18.05.2018 tarihli servis sözleşmesi ile araçların 3 yıllık garanti süresince her türlü bakım ve servis hizmetinin yapılması konusunda sözleşme düzenlendiğini, maden hafriyatına uygun olmayan kamyonlara ilişkin olarak fatura üzerinde "heavy" ibaresinin yazılarak ayıbın saklandığını, gerçeğin anlaşılması halinde satışı, bayi tarafından yapılmış gibi göstermek için faturanın yanıltıcı olarak bayiye düzenlettirildiğini, davalı şirketin Türkiye Genel Müdürü Sébastien Delepine'nin müvekkili şirket yöneticileri ile yapmış olduğu görüşmelerde dava konusu araçların az bir fark bedel ile değiştirilmesinin teklif edildiği hususu göz önüne alındığında söz konusu olayda ve davada davalı şirketin taraf olduğu, taraflar arasında araç alım-satım sözleşmesinin bulunduğunun anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda ''..dosyaya sunulan faturalardan dava konusu üç adet kamyon cinsinden aracın dava dışı bayi ... Oto. İnş. Taş. Pet. Ürn. Gı.San. Tic.A.Ş tarafından davacıya satıldığı, davacı ile davalı arasında yazılı satım sözleşmesi veya dava dışı bayinin ayıptan doğan tekeffül borcunun davalı tarafından garanti edilmesi gibi davalı imzalı açıkça kararlaştırılmış yazılı delil tespit edilemediği, dava konusu üç adet araç hakkında teslimin bayi mi yoksa davalı tarafından mı ve nerede (davacının madenine mi davalının merkezinde mi, davalının bayisinin merkezinden mi yoksa tarafsız bir başka yerde mi) gerçekleştirildiği yazılı delillerden tespit edilemediği'nin belirtildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) düzenlenmiş olan ayıba karşı tekeffül sorumluluğu, akdi bir sorumluluk türü olduğundan, sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğu, bunun bir sonucu olarak, satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna bağlı olarak alıcıya tanınan seçimlik hakları da (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, değiştirme hakları) satıcıya karşı ileri sürülebileceği, alıcının, ayıba karşı tekeffüle dayanan seçimlik haklarını, satıcı dışındaki kişilere, yani satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya vb.) yöneltmek suretiyle onları ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutmasının mümkün olmadığı, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişileri, akdi sorumluluğu ilişkin genel hükümler uyarınca da sorumlu tutamayacağı, her ne kadar, Tüketicinin Korunmasına İlişkin Kanun'un "ayıplı mal" başlıklı 4 üncü maddesinde, tüketici konumundaki alcının, ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik haklarını satıcı dışındaki üçüncü kişilere (üretici, ithalatçı, acente) karşı da yöneltebilmesi imkanı düzenlenmişse de, dava konusu "tacirler arası ticari satımlarda" uygulanmayacağı, İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafından davacıya satıldığı ileri sürülen araçların ayıplı olduğudan bahisle maddi manevi tazminat ve yenisiyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/541, K. 2024/3849, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-541-e-2024-3849-k-5252d5cb7bef