Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5252 E. 2024/7058 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5252
- Karar No
- 2024/7058
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/540 Esas, 2023/705 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/181 E., 2020/468 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/80310 sayılı "şekil+ ..." ibareli başvurusuna karşı davalı şirketin "..." ibareli tescilli markalarına dayalı olarak yapmış olduğu itirazının kısmen kabul edildiğini, bu karara davalının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde yaptığı itiraz üzerine 2018-M-1554 sayılı YİDK kararı ile başvurunun bütünüyle reddi gerektiği yönünde karar verildiğini, oysa, taraf markalarının iltibas yaratacak kadar benzer olmadığını, dava konusu başvurunun içerdiği “...” ve “since 2001 ...” ibarelerinin davalının marka görselinde bulunmadığını ve markalarıyla iltibas yarattığının ileri sürülemeyeceğini, davalının 18, 25 ve 35. sınıflarda ... ibareli marka tescili ve kullanımının bulunmadığını, sadece 14. sınıfta tescil aldığını ve Türkiye’de sadece gözlük ve saat imalatı ve satışı ile uğraştığını, dava konusu başvurunun halihazırda yaşayan 20.08.2001 başvuru tarih ve 2001/16567 sayılı 18 ve 25. sınıflara konu mallar ve 35. sınıfa konu hizmetler için edinilen tescilin sağladığı müktesep hakka dayanılarak seri marka yaratmak için yapıldığını ileri sürerek 2016/80310 sayılı başvurunun reddine dair 2018-M-1554 sayılı YİDK kararının iptali ile tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının Türkiye’de de aktif olarak 1996’dan itibaren başta saatler ve takılar olmak üzere güneş gözlükleri ve aksesuarlar üzerinde aktif olarak kullandığını, müvekkilinin markasının 2001’den önce de dünyanın birçok ülkesinde 18, 25 ve 35. sınıflar dahil tescilli olduğunu, aktif olarak kullanıldığını, davacının kötüniyetinin sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının "şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı, görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas, karıştırılma koşullarının oluştuğu, davacı taraf önceki 2001 tarihli ... ibareli markasına dayalı müktesep hak iddia etse de, önceki ve sonraki markalar arasında büyük oranda benzerlik oluşmakla beraber benimsenen bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde "davaya konu marka örneğinin içerdiği tali nitelikteki sekil unsurları ve genel marka kompozisyonunun dahi davalının önceki tarihli markalarına yakınlaştığı ve son derece benzer olduğu", davalı markasına yaklaşma /yakınlaşma çabasının başvuru marka görseline yansıtıldığından müktesep hak koşullarının davacı açısından oluşmadığı, 2014/05894 sayılı önceki markası açısından başvuru markası tarihi esas alındığında uzun süre ihtilafsız kullanma koşulu gerçekleşmediğinden bu marka açısından da müktesep hak oluşmadığı, taraflar arasında önceden görülen ve karar verilen davalar da başta olmak üzere başvuru markasının tesadüf olamayacak şekilde davalının 2008/42650, 2015/101463, 2013/23247, 2013/99298 sayılı markalarına tasarımsal olarak yaklaşma çabası sergilendiğinden bu durumun iyiniyet göstergesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirketin "şekil+ ..." ibareli dava konusu olan marka başvurusu ile davalının "..." esas unsurlu mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik oluştuğu, davacının başvuru konusu yaptığı davaya konu marka örneğinin içerdiği tali nitelikteki şekil unsurları ve genel marka kompozisyonunun, davalının önceki tarihli markalarına yakınlaşmış olması nedeniyle müktesep hak koşullarının davacı açısından oluşmadığı, müktesep hakkın diğer bir şartı olan uzun süre ihtilafsız kullanma koşulunun da somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka tescil işlemlerinin devamı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve altıncı fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.