Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5195 E. 2024/7077 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5195
- Karar No
- 2024/7077
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/782 Esas, 2023/667 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/333 E., 2021/40 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır “...” olan ticaret unvanının çekirdeğinin ilk iki harfinden esinlenerek “...” tanıtma vasıtasını markalarında bazen tek başına bazen de yan unsurlarla birlikte kullandığını, bu işareti marka olarak da tescil ettirdiğini, bu kapsamda “...”, “...”, “...” ibareli markalarının olduğunu, davalı Şirketin 2018/19861 sayılı “...+şekil” ibareli marka başvurusuna müvekkili itirazının davalı Kurumun YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğunu, bu markada arka planda yer alan fincan ve bardak figürlerinin markanın tescil edilmek istendiği 16. sınıftaki mallar açısından tanımlayıcı niteliği sebebiyle markanın sadece yan unsuru olabileceklerini, müvekkilinin “..., ..., ...” ibareli markaları ile dava konusu edilen markanın bu nedenle ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, taraf markalarının 16. sınıfa giren emtialarda kullanılacağını, bu nedenle markalar arasında emtia ayniyeti/ benzerliği şartının da gerçekleştiğini, karşılaştırılan markaların hedef kitlesinin orta seviyedeki tüketiciler olduğunu, bu tüketicilerin taraf markalarını “seri marka” olarak algılama ve işletmeler arasında ekonomik/ idari bir bağlantı kurmalarının yüksek ihtimalle gerçekleşeceğini, müvekkilinin uzun yıllardır kağıt/ ambalaj sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” tanıtım işaretinin müvekkili ile özdeşleştiğini, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde ve aynı şehirde faaliyet gösteren bir firma olarak müvekkili markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, bu yüzden davalının kötü niyet taşıdığını ileri sürerek YİDK’in 2019-M-4859 sayılı kararının iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Plastik Hammadde Alım Satım İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, taraf markalarının birbirlerine benzemediğini, markalar arasında hiçbir benzerlik yokken davacının huzurdaki davayı ikame etmesinin kötü niyet taşıdığını, her iki şirketin de sanayi bölgesinde üretim yaptığını ama müşterilerinin farklı kesimler olduğunu, tarafların müşterilerinin uzman kişilerden oluştuğunu, davacının kötü niyet iddialarının da soyut bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin “Şekil+...” ibareli marka başvurusu ile davacının “...+şekil” ve “...” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, dava konusu başvuru ibaresi üzerinde davacının önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, diğer fikri ve sınai hak, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı ve başvurunun haksız rekabete yol açtığı iddialarının kanıtlanmadığı, ancak bu durumun iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT'in 2019-M-4859 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, “...+şekil” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “...”, “...” ve “...” ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvuruyu oluşturan ibare ile davacı markaları arasında yüksek düzeyli işitsel benzerlik gibi görsel yönden de markaların benzer oldukları, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT'in temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.